Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, AB İlerleme Raporlarının, göz boyama raporlarından başka bir şey olmadığını söyledi ( 13.10.2011 )

“Avrupa Birliği ile Tiyatro Oynanıyor”

“Avrupa, ‘gelin sizinle imtiyazlı ortaklık anlaşması yapalım’ diyor. Bence bu doğrudur. Başka da zaten bir yol yoktur. Biz Avrupa ile ilişkilerimizi, ticaretimizi bozmamalıyız. Komşularımızla sıfır sorun diyorduk ya.. Böylelikle komşularımızla sıfır sorun noktasına gelelim, rahatlayalım ve bu ülkelerle ilişkilerimiz sağlıklı bir şekilde sürsün.”

(13 Ekim 2011 – DP Basın Merkezi) Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun yayınladığı 2011 İlerleme Raporu’nu değerlendirdi ve “Avrupa Birliği ile Türk Hükümeti arasında bir tiyatro oynanıyor. Avrupa ile İmtiyazlı Ortaklık Anlaşması yapalım, bence doğru olan budur” dedi.

AB İlerleme Raporlarının, göz boyama raporlarından başka bir şey olmadığını vurgulayan DP Lideri Zeybek, yaptığı yazılı açıklamada şunları söyledi:

“Bir tiyatro oynanıyor”

“İlerleme raporu, ‘Atatürk’ü korumayın, Atatürk’ü bırakın’ diyor. Başka şeyler de diyor, ‘Atatürk düşüncesi falan derseniz, o zaman ilerleyemezsiniz.’ Raporun adı, Türkçedeki manası ‘ilerleme’ demek. İlerleme raporları, maalesef göz boyama raporlarından başka bir şey değildir. Bugün aklı başında olan, dünyanın gidişini takip eden, Avrupa Liderleri ve kamuoyu, herkes biliyor ki, Türkiye’nin AB’ye alınması mümkün değil.

Bu karşılıklı oynanan bir tiyatro oyunu.. Onlar, Avrupa Birliği’ne alacakmış gibi yapıyor. Bizim hükümetler de -özellikle bu hükümet- Avrupa Birliği’ne girecekmiş gibi yapıyor. Böyle geçinip, gidiliyor. Herkes de amacına ulaşıyor.

Avrupa böylece, Türkiye’nin başka sistemlere yönelmesini önlemiş oluyor. Türkiye’yi yöneten bugünkü iktidar da, ne kadar avrupacı, ne kadar batıcı, ne kadar ilerici olduğunu ispat ediyor..Kendisine bir korunak sağlıyor…

Ama herkes biliyor ki; asla Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne alınması asla mümkün değil. Avrupa kamuoyunu takip ediyorum. Artık halkımız da anlamıştır ki, Avrupa Birliği’ne girmek diye bir şey yok. Ama bizim hükümetimiz, bütün bunlara rağmen AB Bakanlıkları kurmaya ve sanki Avrupa Birliği’ne girilecekmiş gibi halkı oyalamaya devam ediyor. Böyle bir şey yok, herkes bunu bilsin.

“’İmtiyazlı ortaklık’ anlaşması yapalım”

Ben çok aykırı bir şey söyleyeceğim. Avrupa, ‘gelin sizinle imtiyazlı ortaklık anlaşması yapalım’ diyor. Bence bu doğrudur. Başka da bir yol yoktur zaten. Biz Avrupa ile ilişkilerimizi bozmamalıyız, Avrupa ile ticaretimizi bozmamalıyız, Avrupa Konseyi’nde bulunmayı sürdürmeliyiz, bu yolla Avrupa’nın iyi taraflarını almalıyız.

Ben, ‘İmtiyazlı Ortaklık nedir, Gümrük Birliği’ni gözden geçirelim’ diyorum. Siz ne veriyorsunuz, biz ne veriyoruz, aramızda bir problem olmasın. Komşularımızla sıfır sorun diyorduk ya, böylelikle sıfır sorun noktasına gelelim, rahatlayalım ve ilişkilerimiz sağlıklı bir şekilde sürsün. Şunu söylüyorum; Avrupa Birliği, Türkiye’yi almayacak. Alacak diyen söylesin.”
Sayfayı Paylaş: