Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, Niğde’de, parti içi eğitim çalışmasına katıldı. ( 27.10.2011 )

''Milletimiz topyekün seferber oldu, yapılması gereken yardımı yaptı''

''Deprem sonrasında gittiğim Van`da karşılaştığım manzara karşısında şaşkınlık içerisinde kaldım. Orada Türk-Kürt ayırımı yapmak gibi saçma sapan düşünceler var. Bu, bilinç kaymasının bir göstergesi olması açısından önemlidir. Orada bizim kardeşlerimiz var, insanlar acı çekiyor. Şunu görüyoruz ki, milletimiz topyekun seferber oldu. Yapılması gereken yardımı yaptı.”

(DP Basın Merkezi- 27 Ekim 2011) Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, Niğde'de yaptığı basın toplantısında, Van'da meydana gelen depremin ardından milletin topyekun seferber olduğunu, yapılması gereken yardımı yaptığını söyledi.

Resimler


Genel Başkan Zeybek, çeşitli açılış ve ziyaretler için geldiği Niğde'de İl Başkanlığında bir basın toplantısı düzenledi. Zeybek, basın toplantısında şunları söyledi:

“Türk-Kürt ayırımı yapmak saçma sapan bir düşüncedir”

''Orada bizim kardeşlerimiz var ve bu insanlar acı çekiyor. Şunu görüyoruz ki milletimiz topyekun seferber oldu, yapılması gereken yardımı yaptı. Van İlimizde yaşanan deprem felaketinde hayatını kaybedenlere ve Hakkari'de hain teröristlerin saldırısı sonucunda şehit olan askerlerimize rahmet ve başsağlığı diliyorum. Deprem sonrasında gittiğim Van`da karşılaştığım manzara karşısında şaşkınlık içerisinde kaldım.Van merkezinde çok fazla yıkıntı yok. Ancak Erciş ilçesindeki binaların neredeyse üçte biri yıkılmış. Orada Türk-Kürt ayırımı yapmak gibi saçma sapan düşünceler var. Bu, bilinç kaymasının bir göstergesi olması açısından önemlidir. Orada bizim kardeşlerimiz var, insanlar acı çekiyor. Şunu görüyoruz ki, milletimiz topyekun seferber oldu. Yapılması gereken yardımı yaptı.

“PKK artık suç örgütüdür”

Terör olaylarını Güneydoğu ve Doğu Anadolu meselesi olarak değil, bölücülüğü ayrı düşünmek lazım. Bunlar arasındaki ilişkileri ve farklılıkları anlamadan doğru tanı koymak mümkün değil. Teşhis doğru olmayınca sonuç verici olmaz. PKK esas itibariyle artık suç örgütüdür, büyük bir olgudur bu. Temelinde kaçakçılık vardır. PKK'nın varlık sebebi, bu örgütü besleyen ana faaliyet alanı olan kaçakçılıktır, silah kaçakçılığıdır, sigara ve her türlü beyaz zehir kaçakçılığı bu örgütün tekeline geçmiştir. Örgütün bu vazifesini bilmeden olan biteni anlamak doğru anlamak mümkün değil.

Resimler


Terörle mücadele konusunda hükümet sınıfta kaldı. Tansu Çiller hükümeti zamanında vatanımızı üç buçuk teröriste teslim etmedik, vatanımızı böldürmedik. Mesele nedir? Terörün bitmesi mi? Efendim ne oldu, bu kadar yıl terörle mücadele ettik de sonuç aldık mı? Ne netice alacaksın? Karşındaki Türkiye`yi bölmek istiyor, biz de böldürmedik, netice bu. Niye bu unutuluyor? Onlar bölmek istiyorlar, biz ise vatan toprağımızı kimseye kaptırmıyoruz, bölünmesin istiyoruz. Netice demek, terörün isteklerini yerine getirelim de terör bitsin demek mi? Bizim hükümetimiz zamanında teröre karşı profesyonel birliklerle mücadele yapıldı. Onlar, alana gittikleri zaman teröristler kaçacak delik arıyordu. Özel Harekattan söz ediyorum. Onlar bu işi bilen, bu coğrafyada yaşabilen insanlardı. Biz ne yapsaydık? Vatanı teslim mi etseydik?

"PKK, Kürtlerin temsilcisi değildir”

PKK'yı yönetenler arasında Kürt olmayan, Türk de olmayan birtakım insanlar var. Ermeniler var. Bildiğimiz Ermeniler, PKK içinde militan. Aşiretler, uzun zaman PKK'ya taviz vermediler. Hala da aşiretler, PKK'lı değil. PKK'cılığı yapanlar daha çok oradan buradan göç edip gelmiş olanlar. Yani aşiret yapısı içinde olmayanlar, PKK'nın gücünü meydana getirir.

“BDP Kapatılmalıdır”

Terör örgütünün siyasi kanadı olduğu apaçık belli olan siyasi parti Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) kapatılmalı ve sorumluları hakkında yasaların gerektirdiği ne ise onlar yapılmalıdır. Terör örgütünü övmek yasalarımıza göre suç olmaya devam ederken, fiilen suç olmaktan çıkarılmıştır. Ülke ve milletin bölünmez bütünlüğüne aykırı siyasi parti kurmak yasak iken, bırakınız ülke ve millet bütünlüğünü, bölücü terör örgütünün emrinde olduğunu gizlemeyenlerin, devletin en üst katlarında itibar gördükleri ve Meclis'te yer almaları için yalvar yakar durduğu bu ortamı oluşturanların tamamı suçludur.

Resimler


Terör örgütünün siyasi kanadı olduğu apaçık belli olan siyasi parti kapatılmalı ve sorumlular hakkında yasaların gerektirdiği ne ise onlar yapılmalıdır. BDP kapatılmalıdır. ‘Kapatılsa da yeni parti kurarlar’ diyorlar. Aynı suçu onlar da işlerse kurulanı da kapatırsınız.

“Türkiye, Suriye için kışkırtılıyor”

Türkiye'nin, Suriye ile tarihi komşuluk ilişkileri bulunuyor. Bu ülkenin içişlerine Türkiye'nin karışmaması gerekir. Türkiye, Suriye konusunda batılı güçlerce kışkırtılıyor. Suriye bizim komşumuzdur, kardeş halktır. Orada olanlar bizi üzer. Ancak Suriye bizim içişlerimiz değildir. Suriye'nin içişlerine karışmak yanlıştır. Başkaları, ‘Türkiye bizim içişlerimiz’ derse biz onlara ne deriz? Türkiye de asla Suriye'ye silahlı müdahale gibi felakete girmemeli. Batılılar İslam dünyasında kardeş, mezhep kavgası başlasın diye Türkiye'yi Suriye'ye karşı kışkırtıyorlar. Bilhassa İngiliz gazetelerinde bunu görüyoruz. Bu tuzağa düşülmemeli. Böyle bir şey felaket olur. Suriye'de iktidarda olan silahlı partiyi, PKK ile kıyaslamakla terör faaliyetlerini başımıza bela etmiş oluruz. İslam dünyasında Şii ve Sünni diye ikiye ayrılmış kan gölüne neden olursak bunun hesabını ve vebalini ahirette de veremeyiz.

Resimler



“Radarlar, İran`a savaş ilanıdır.”

Malatya`da kurulacak radarlar,resmen İran`a savaş açmak demektir. Çok tehlikeli bir şey yapıldı, ne uğruna yapıldı, karşısında ne alındı, bilmiyoruz. Çünkü açıklanmıyor. Malatya`ya kurulacak radar, İran`a savaş ilanıdır. İran bunun farkında. Malatya`ya kurulacak radarlar İran`a bakıyor. Buradan bir füze havalandığı zaman Romanya ve Polonya`daki merkezden kaldırılan İran füzelerini imha edecek. Diyelim ki İsrail veya başka bir ülke İran`a füze saldırısında bulundu. İran kendini savunacak. Ama nasıl? Önce Türkiye`deki kalkanı vuracak. Evet İran`ın ilk füze atacağı yer Malatya olacak. Neticede İran`da uranyum var. Bu korkunç bir plandır. Amaç Hem İran`ı hem de Türkiye`yi çıkacak savaşla bölmektir.

Aksaray’da dinlendi..

Namık Kemal Zeybek, Niğde’ye giderken, Aksaray’da GİK Üyesi Halil Demirel ve İl Yöneticileri tarafından karşılandı. Partililerle çay içerek sohbet eden ve soruları cevaplandıran Namık Kemal Zeybek, iktidar gününe hazır olmak gerektiğini anlattı.

Bor’da tur attı

Zeybek basın toplantısından sonra Genel İdare Kurulu Üyesi Halil Demir, İl Başkanı Nurettin Şenluk ve partililerle Bor İlçesinde ziyaretler yaptı. Bor’da “siyasetin yön verildiği mekân yeri ” olan yeni hamam önünde vatandaşlarla çay içerek sohbet etti. Zeybek, Bor İlçesini ve insanlarını çok sevdiğini dile getirdi. Gösterilen ilgi ve alakadan duyduğu memnuniyeti belirtti. Namık Kemal Zeybek öğle namazını, Bor’daki Sokullu Mehmet Paşa tarafından 1571 yılında yapılan tarihi camii de kıldı. Kent merkezinde yaptığı yürüyüşte vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaştı.

Resimler


“Bor, kutlu bir şehir.” Daha sonra Bor’lu Ahmed Kuddusi Hazretleri ve Sarı Saltuk Türbelerini ziyaret ederek dua eden Zeybek, duygularını şöyle aktardı: ” Bor, ne kutlu bir şehir, burayı sevmemek, buraya ziyarette bulunmamak ne büyük noksanlık olsa gerek, bu ulu kişilere ev sahipliği yapan bir kentte olmak ve bunu bizzat yaşamak, dualarda bulunmak insanlarda daha güzel duygulara vesile oluyor. Bu zatların da gönüllerini de alarak doğru yolumuza devam ediyoruz. Bor’da bir başka güzel hava bir başka güzel iklim, insanlarında bir başka güzel tarihi gelenek ve görenek var. İnşallah ileri ki zamanda daha uzun süre kalma imkanımız olur. Bor söğürmesini o zaman birlikte yeriz. Tüm Bor’lulara selam ve sevgilerimi iletiyorum.”
Sayfayı Paylaş: