Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, 10 Kasım Atatürk’ün ölümünün 73. yılı nedeniyle bir açıklama yaptı: ( 08.11.2011 )
“Atatürk inançlı bir Müslüman'dı. Sığ, gösterişçi değil, yalın ve içtenlikli.”
“Şimdilerde Atatürk’ü ve Cumhuriyeti karalamak isteyenler, en çok ’Cumhuriyetin, dini yok saydığı’ söylemini kullanıyorlar. Atatürk ve Cumhuriyet, bırakın dinin dışlanmasını, tam tersine, halkın bilinçli ve içtenlikli olarak dinini yaşamasını amaçlamıştır. Atatürk asla İslam’a karşı değildir. Atatürk samimi bir Müslüman’dır. Atatürk’ün karşı olduğu bilinçsiz ve sömürülmeye uygun olan din anlayışıdır.”
“Bu sıralarda Atatürk’ü ve Cumhuriyeti karalamak, geçerli söylem durumuna geldi ve getirildi. İslam düşmanı kimi Kemalist geçinenlerle, Atatürk düşmanı kimi dindar geçinenler yalan söylüyorlar. Atatürk inançlı bir Müslümandı. Sığ, gösterişçi değil, yalın ve içtenlikli…Neymiş? ‘Atatürk ve Cumhuriyet dine uzakmış.’ Geçiniz… Atatürk, İslam’a değil; sizin teslimiyet aracı haline getirilmiş ve amacından saptırılmış, din anlayışına karşıdır.”
(DP Genel Merkezi- 08 Kasım 2011) Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, 10 Kasım Atatürk’ün ölümünün 73. yılı nedeniyle yaptığı açıklamada, bu sıralarda Atatürk’ü ve Cumhuriyeti karalamanın, geçerli bir söylem durumuna getirildiğine dikkati çekti ve “Atatürk inançlı bir Müslümandı. Sığ, gösterişçi değil, yalın ve içtenlikli. Atatürk asla İslam’a karşı değildir. Atatürk samimi bir Müslüman’dır.” diye konuştu.
Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Atatürk’ün 73. ölüm yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada şu görüşlere yer verdi:
“ Bu sıralarda Atatürk’ü ve Cumhuriyeti karalamak, geçerli söylem durumuna geldi ve getirildi. Basında ve yayında yer alabilmenin en kestirme yollarından birisi de bu…
Mustafa Kemal adında bir Türk, ortaya çıkıp yurtseverleri örgütleyip; dağıtılan Osmanlı Devleti’nin geride kalanlarının içinden bir ordu oluşturup; Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni Ankara’da toplayıp; Millet mücadelesini başlatıp; bağımsız bir devleti kurup; sonra da adına Türkiye Cumhuriyeti demeseydi neler olacağı kimin umurunda?
Cumhuriyet’in ve Bayramının orasını burasını kırpıp, kuşa çevirenlerin mi? Mütareke yıllarında işgalcilerden, kapitalist emperyalist sömürücülerden ve onların aleti olan Yunanlılardan yana olanlardan; şimdi ötelere göçenlerin mi yoksa onların ruhlarını, beyinlerini bu tarafta sürdüren yeni işbirlikçilerin mi umurunda?
”Atatürk, asla İslam’a karşı değildir”
Şimdilerde Atatürk’ü ve Cumhuriyeti karalamak isteyenler, en çok “Cumhuriyetin dini yok saydığı” söylemini kullanıyorlar.
Atatürk ve Cumhuriyet, bırakın dinin dışlanmasını, tam tersine, halkın bilinçli ve içtenlikli olarak dinini yaşamasını amaçlamıştır. Atatürk asla İslam’a karşı değildir. Atatürk samimi bir Müslüman’dır. Atatürk’ün karşı olduğu bilinçsiz ve sömürülmeye uygun olan din anlayışıdır. Unutmayalım ki Osmanlı’yı çökerten sebeplerden birisi de bilime, gelişmeye, çağdaşlaşmaya, insanca yaşamaya engel haline gelen din anlayışıdır.
Evet, İslam düşmanı kimi Kemalist geçinenlerle, Atatürk düşmanı kimi dindar geçinenler yalan söylüyorlar. Atatürk inançlı bir Müslüman’dı. Sığ, gösterişçi değil, yalın ve içtenlikli… Neymiş? Atatürk ve Cumhuriyet dine uzakmış. Geçiniz… Atatürk, İslam’a değil; sizin teslimiyet aracı haline getirilmiş ve amacından saptırılmış, din anlayışına karşıdır.
“Biz Atatürk’ü seviyoruz.
Cumhuriyetimizin değerini biliyoruz.”
Atatürk karşıtı kapitalist, emperyalist düzenbazların ve işbirlikçilerinin karşısında gibi görünen birileri var ki; bunlar tam da işbirlikçilerin işine gelen karşıtlardır. Onları gösterip korkutarak yandaş toplarlar. Yani, bir yanda kökleri dışarıda ama milletin manevi değerlerini çarpıtıp, kullanıp, siyaset ve ticaret gücü uğruna başkalarına kul olanlar… Öte yanda milletin değerine uzak direniş odakları… Ve bu iki uç arasında bir de Anayol var… Orta yol… Doğru yol. İşte bu yol bizim yolumuzdur.
Biz Atatürk’ü seviyoruz. Cumhuriyetimizin önemini ve değerini biliyoruz. Milletimizin derin tarihine ve maneviyat derinliklerine kökten bağlıyız ve çağdaş insani değerlere alabildiğine açığız… Ve insanlığa ulaştırmamız gereken milli ve manevi değerlerimizin bilincindeyiz. Daha açık söylemek gerekirse Atatürk’ten sonra gelen iktidarı, 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat darbecilerini ve onların çizgisini Atatürk’ten sapma olarak görüyoruz.”
Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Atatürk’ün 73. ölüm yıldönümü nedeniyle “ATATÜRK VE İSLAM” başlıklı bir makale yazdı. Zeybek’in makalesi partisinin www.dp.org.tr adlı internet sitesinde yayınlandı.