Genel Başkan Zeybek, Sözcü Gazetesi Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ün sorularını cevaplandırdı

Kitaplardan Türk sözcüğü çıkarılıyor”

“Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat Kanunu'nda olan Atatürkçü, laik eğitim sistemi kaldırılıyor. Ülkenin gidişatından büyük kaygı duyuyorum. Adı halife olmayan bir hilafet var”

(DP Basın Merkezi – 22 Eylül 2011) Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Sözcü Gazetesi’nin Ankara Bürosunu ziyaret ederek, Ankara Temsilcisi Saygı Öztürk’ün sorularını cevaplandırdı. Zeybek, “Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat Kanunu'nda olan Atatürkçü, laik eğitim sistemi kaldırılıyor. Ülkenin gidişatından büyük kaygı duyuyorum. Adı halife olmayan bir hilafet var” diye konuştu.

Zeybek, Öztürk’ün sorularına şu karşılıkları verdi:

“Kalkan kurulursa Malatya hedef olur”

“Malatya'ya kurulmak istenen füze kalkanıyla ilgili yalan söyleniyor. Bu kalkanın savunmayla ilgisi yok.

“İran ateşleyecek”

Bu kalkan, bir zamanlar isimleri değiştirilip Dünya Savaşı'na katılmamıza neden olan Yavuz ve Midilli zırhlarının yaptığı işi yapacak.

Radar kurulacak olan Kürecik'e gideceğim. Savaşta ilk hedefin Malatya olduğunu anlatacağım. Herhangi bir yerden İran'a füze gittiği zaman, İran da kendi füzesini ateşleyecek. Malatya tehlike altındadır.

Bizi pohpohluyorlar. Bunun sonucu olarak Türkiye öne çıkıyor.

Türkiye ile İran'ı savaştırmak istiyorlar. Sünni- Şii savaşı çıkartacaklar.

Başbakan, pohpohlanarak Sünni İslam’ın kahramanı yapılıyor.

Adı halife olmayan bir hilafet meydana getiriliyor.

Başbakan, ABD'nin denetimi altındadır. Denetim altından çıkacağı ve kendi başına hareket edeceği kuşkusu güçlendiği anda onu da tasfiye ederler.

“Milli Eğitim skandalı!”

Milli Eğitim Bakanlığı Teşkilat Kanunu'nda olan Atatürkçü, laik eğitim sistemi kaldırılıyor.

Kitaplardan Türk sözcüğü çıkarılıyor. Bunlar bir şeylerin hazırlığı içindir.

Türkiye'yi dönüştürme, uluslararası şirketlerin dünya egemenliği konusunda bir oyuncu olarak, piyon olarak kullanma hedefine doğru adım adım gidiliyor.

“Bunun adı yalan şöhret”

Başbakan Erdoğan parlatılıyor. Sünni İslam dünyasında bilhassa Arap coğrafyasında bir kazip (yalan) şöhret haline getirilmesi de oyunun ve planın parçalandır. O şöhretten de hemen yararlanılıyor.

Libya'dakilere, Mısırlılara destek veriyor, onlar da kendilerine para ve moral desteği veren Başbakan'ı alkışlıyorlar. Bu, Suriye'de başka türlü yapılıyor.

Başbakan, bu şöhreti yakalamak için İsrail'le didişmesi de işin başka bir parçasıdır.

“Türkiye pazar oldu”

Bu gidişi, tamamen uluslararası sermayenin büyük projesinin uygulanması olarak görüyorum. Bunun içerdeki anlamı Atatürk Türkiye’sini dönüştürmek, Atatürk'ten ayrılmak olarak görüyorum. Dış politika uzantısı, taşeronluk yapmak, ekonomik uzantısı ise uygun pazar halinde getirilmek.”
Sayfayı Paylaş: