Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, bedelli askerliğe karşı olduklarını belirterek, zorunlu askerliğin kaldırılmasını meslekten askerliğin getirilmesini istedi. Zeybek, yeni Anayasa tartışmaları kapsamında da Türkiye'de yaşayanların ortak dilinin İstanbul Türkçesi olduğunu, bundan vazgeçmenin asla söz konusu olamayacağını söyledi.
Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, bir dizi temaslarda bulunmak ve partilileriyle görüşmek üzere Mersin'e geldi. DP İI Binası önünde partililer tarafından karşılanan Zeybek, binaya girişi sırasında Van depremi sonrasında kendi olanaklarıyla Mersin'e gelen iki depremzedenin sorunlarını dinledi. Üç çocuğu ve eşi ile 3 gündür otogarda yattığını belirten depremzedenin sorununun çözümü için gerekli yerlerle görüşeceğini belirten Zeybek, daha sonra Î1 Başkanlığında basın mensuplarına açıklama yaptı. Konuşmasında AKP Hükümeti'ne yüklenen Zeybek, özellikle Van depremi sonrasında yaşananları eleştirdi. Deprem sonrasında insanların birçok olumsuzluk yaşadığını ifade eden Zeybek, Türkiye'yi yönetmekle yükümlü insanların, işlerini doğru düzgün yapamadıklarını ileri sürdü.
Türk insanının hamiyetpeı ver olduğunu ve depremin hemen ardından yardımları Van'a yığdığını anlatan Zeybek, ancak ortada bir organizasyon bozukluğu bulunduğunu kaydetti. Zeybek, "Organizasyon aklı, yönetim yeteneği yok. İnsanlar kilometrelerce kuyruk oluşturmuşlar ve çadır bekliyorlar. Sabahtan akşama kadar çadır beklenir mi, bu ne eziyet?
Ama 1999 depreminden sonra deprem vergisi diye ek vergiler çıkarıldı. Hepimiz bu vergileri verip duruyoruz. Bu vergilerden kaç kuruş depreme harcandı? Bu toplanan paraları depreme harcamadılarsa ve bunun sonucunda görevi ihmal ve suiistimal suçu doğmuşsa bunun sorumlusu kimdir? Evet, ben savcılığa ihbarda bulunmadım ama şimdi bulunuyorum. Varsa eğer Türkiye'de bir bu işlere bakabilecek savcı, söylüyorum; bu suçtur ve hükümet suç işlemiştir, görevini yapmamıştır. Bu ölen insanların sorumlusu kim?" dedi.
"BEDELLİ ASKERLİĞE KARŞIYIZ"
Zeybek, gündemdeki bedelli askerlikle ilgili bir başka soruya da şu yanıtı verdi: "Biz bedelli askerliğe karşıyız. Bizim tarihimizde zorunlu askerlik yoktu, paralı, meslekten askerlik vardı. Daha sonra Osmanlı Dönemi'nde 1840'tan sonra bedelli askerlik getirildi ve halkı böldü. 'Zenginimiz bedel öder, yoksulumuz asker bizim' diye türkü söylendi o dönemde. O askerden nasıl savaşmasını beklersin? Haksızlığa uğramış olarak görmez mi kendini? Hele bir sol partinin, CHP'nin Genel Başkanı 'bedelli askerlik gelsin' diyor. Bu son derece yanlış. Zorunlu askerlik kaldırılmalı, Türk ordusu bütünüyle meslekten askerliğe dönmelidir, tarihimizde olduğu gibi. Bugün Avrupa'nın hiçbir ülkesinde zorunlu askerlik yok. Zorunlu askerlik devam ettiği sürece bir takım vatandaşlarımızın 'biz vicdani ret dolayısıyla askere gitmek istemiyoruz' gibi bir söz söylemeye hakları da yoktur. Böyle şey olur mu? Herkes 'ben gitmek istemiyorum' derse ne olacak? Ordu kuramazsın. İnsanlar 'birileri gitmezken ben niye gideyim' demeye başlar ve bu bir felaket olur. Buna karşıyız. Vicdani ret gibi bir kavramı doğru bulmam. Meslekten ordu kurduğun zaman vicdani ya da vicdansız ret diye bir şey de olmaz."