Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Habertürk Televizyonu’nda “Gün Ortası” programına konuk oldu: ( 19.01.2011 )

“Bütün ana dillere saygı duyuyoruz.”

“Demokratik olmanın, demokrasiye bağlı olmanın bir gereği olarak da liselerimizde, her türlü lehçe ile ilgili seçimlik ders olabilir. Bunda hiçbir sakınca görmem, demokrasinin gereğidir.”

(DP Basın Merkezi – 19 Ocak 2011 )- Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Habertürk Televizyonu’nda konuk olduğu “Gün Ortası” programında, “Bütün ana dillere saygı duyuyoruz.” dedi

Namık Kemal Zeybek, Aysun Torun’un sorularını şöyle cevaplandırdı:

AYSUN TORUN: Demokrat Parti’de yeni dönem başladı. O yeni dönemin hemen ardından bugün bir istifa haberi geldi, hem onu hem de yeni döneme ilişkin beklentileri Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek’le konuşacağız. Hoş geldiniz efendim.

NAMIK KEMAL ZEYBEK: Sağolun, hoş bulduk.

AYSUN TORUN: Hayırlı olsun diyelim, öncelikle.

NAMIK KEMAL ZEYBEK: İnşallah hayırlı olur.

AYSUN TORUN: Bugün istifa haberi geldi. Mesut Yılmaz istifa etti.

NAMIK KEMAL ZEYBEK: Ben hala duymadım, çünkü öyle yoğun bir etkinlik içindeydim ki, aşağıda da gençlik kolları vardı, onlarla görüşüyoruz, onlara, Genel İdare Kurulumuza ve Başkanlık Divanımıza 22 yaşındaki yetenekli bir gencimizi aldığımızın haberini verdik. O coşku ve heyecan içinde buraya geldik. İstifa haberini ben duymadım.

AYSUN TORUN: Bekliyor muydunuz böyle bir şey.

NAMIK KEMAL ZEYBEK: Doğrusu ben duymadım, var mı, yok mu bilmiyorum. Olmuşsa tabii saygı duyarız. Demokrasidir, herkes kendi kararını kendisi verir. İstifa etmek de, partilere girmek de demokratik bir haktır.

“DP, tam eksenine oturuyor”

AYSUN TORUN: Bununla birlikte bazı tartışmalar da var, sizin Genel Başkanlığa gelmenizle ilgili. Acaba Demokrat Parti’de eksen kayması mı yaşanıyor?

NAMIK KEMAL ZEYBEK: Tam eksenine oturuyor Demokrat Parti, tam. Yani milli, manevi ve insani değerlere bağlı Demokrat Parti, kendi köklerinden güç alarak, kaynak alarak, kendi kök fikriyatından hareket ederek, cumhuriyetin temellerinden ödün vermeden, sapına kadar cumhuriyetçi, sonuna kadar demokrat, olabildiğince demokrat bir Demokrat Parti yeniden inşa ediliyor.

AYSUN TORUN: Bu noktada seçime iddialı gireceksiniz. Seçimde meydanlarda özellikle çok konuşulacak konulardan biri gibi gözüküyor, Kürt sorunu, Kürt meselesi neler düşünüyorsunuz bu konu ile ilgili?

NAMIK KEMAL ZEYBEK: Efendim Türkiye’de ana dili Kürtçe olan bizim yurttaşlarımız, cumhurbaşkanı, başbakan, bakan Genelkurmay Başkanı, subay, kaymakam, vali ya da iş adamı hayatın herhangi bir yerinde, herhangi bir engelle yani kendi ana dillerinden ve kök değerlerinden ötürü herhangi bir engelle karşılaşmış olsalardı, böyle bir durum olsaydı Kürt meselesi diye bir mesele olurdu. Allah’a şükür ki, böyle bir mesele yok. Bizim yurttaşlarımız her türlü hakka birlikte sahip, dolayısıyla Kürt meselesi diye bir mesele yoktur. Hiç kimse de şimdiye kadar bu anlamda Kürt meselesinin olduğunu iddia etmedi. Olan Kürt meselesi değil, Kürtçe meselesidir.

Ana dilimiz, ortak dilimiz, anlaşma dilimiz, eğitim dilimiz, haberleşme dilimiz kesin olarak İstanbul Türkçesi olacaktır. İstanbul Türkçesidir bu bizim hayrımızadır. Bütün ciddi ülkelerde bu böyledir, hiçbir ülke de bundan ödün vermez. Kimse Belçika’yı örnek göstermesin Belçika hiç ciddiyeti olan bir ülke de değildir, var ile yok arası dağıldı dağılacak bir ülkedir, kötü bir modeldir. Dolayısıyla yanlış örnek, örnek olmaz. Ciddi ülkelerde bu yoktur ama bizim ülkemizde elbette ki, İstanbul Türkçesinden başka analarından ve babalarından öğrendikleri şiveleri, lehçeleri ve dilleri konuşan yurttaşlarımız vardır.

“Bütün ana dillere sevgi ve saygı duyuyoruz”

AYSUN TORUN: Seçmeli dil olabilir mi, mesela öyle bir öneriniz var mı?

NAMIK KEMAL ZEYBEK: Biz hepsine saygı duyuyoruz, onları biz seviyoruz, ben Bayburt’ta konuşulan Türkçemi de seviyorum. Anam ve Babam kendi aralarında o Türkçe ile konuşuyorlar, dolayısıyla şunu söylüyorum; ben halkıma İstanbul Türkçesiyle hitap ediyorum, eğitimimi böyle aldım.

Şunu söylüyorum, bir dilde, İstanbul Türkçesi’nde birleşmemiz, bilincimizi burada ortak hale getirmemiz doğrusudur. Bu yapılmıştır, bundan vazgeçmek asla düşünülemez. Bütün ana dillere sevgi ve saygı duyuyoruz. Ben, bunu çok önceden ilan ettim, demokrasinin gereği olarak, yani cumhuriyet değerlerine bağlılığımızın gereği olarak diyoruz ki, İstanbul Türkçesi’nden vazgeçmeyiz, ortak alanımızdır. Ama demokratik olmanın, demokrasiye bağlı olmanın bir gereği olarak da evet bizim liselerimizde, Türkiye’mizde bulunan her türlü lehçe ile ilgili seçimlik ders olabilir. Bunda hiçbir sakınca görmem, demokrasinin gereğidir ama bir de insanlarımızın dilini tahkir etmememiz lazımdır, insanlarımızın dilini yok dememek lazımdır, elbette ki vardır. Biz onları seviyoruz, o bizim gül bahçemizin rengarenk gülleridir. Ne güzeldir bizim buketimiz, ne güzeldir bizim gül destemiz. O gül desteden de vazgeçmemek gerekir.

AYSUN TORUN: Peki efendim teşekkür ederiz, bu yoğun programınızda bize vakit ayırdınız.

NAMIK KEMAL ZEYBEK: Ben teşekkür ederim.
Sayfayı Paylaş: