Genel Başkan Zeybek, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Destici ile DP Genel Merkezi’nde görüştü
"Şehitlerin terfi etmesi için kanun teklifi hazır”
“‘Şehitler Ölmez’ sözünün gerçek anlamda yerini bulması için, bir kanun teklifi hazırladık. Sayın Meclis Başkanı Cemil Çiçek’le anlaştık. Bu kanun teklifini bir üst yazıyla en kısa zamanda Meclis’e göndereceğiz.
(Basın Merkezi-30 Temmuz 2011) Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ile Demokrat Parti Genel Merkezi’nde bir görüşme yaptı. Zeybek, “terörle mücadele konusunda görüş alışverişinde” bulunmak isteyen Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Destici ile görüşmek için Kazakistan’ın Türkistan şehrindeki tatilini keserek Ankara’ya geldi.
Namık Kemal Zeybek, bir süre önce TBMM Başkanı Cemil Çiçek’i ziyareti sırasında bir basın toplantısıyla kamu oyununun gündemine getirdiği “Şehitlerin terfi etmeleri ve ölmemiş gibi maaşlarının yükseltilmesi” konusu ile ilgili kanun teklifini hazırladıklarını ve en kısa zamanda Meclis Başkanlığı’na sunacaklarını bildirdi.
Genel Başkan Namık Kemal Zeybek görüşmeden sonra yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“Türkistan’dan geliyorum..”
“Değerli arkadaşlarımız, değerli Büyük Birlik Partili arkadaşlarımız, dostlarımız bir konuyu gündeme getirmek üzere bizi ziyarete geldiler. Kendilerine hoş geldiniz diyoruz. Hoş geldiler. Bir gündemli geliştir bu. Sayın Destici, tüm siyasi partilere görüşlerini bildirmek ve görüş almak üzere ziyaretler yapmaktadırlar. Ben Türkistan’daydım, erken döndüm. Sabaha kadar uyumadım, bu toplantıya geldim. Halimde bir yorgunluk görüyorsanız ondandır. Ama halimde bir güzellik görüyorsanız o da ondandır. Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerinin Dergah’ından geliyorum. Türkistan şehrinden geliyorum. Oralarda da Türkiye yakından takip ediliyor, oralarda da terör konusu konu gündeme getiriliyor.
Terör konusuyla ilgili sayın Destici teşrif ettiler. Bir insanın dişi ağrıyorsa bütün dikkati oraya gider, bir insanın bir yerinde yara varsa bütün dikkati oraya gider. Başkaları da buna dikkat ederler.

“Terörle mücadele profesyonel askerlerle yapılmalı..”
Bu işin daha çok meslekten yani profesyonel askerler tarafından yapılması gerektiğini ifade etmiştim. Yani 15 günlük eğitimden sonra Çukurca’ya gönderilip şehit düşen yeğenimi de örnek göstermiştim. Bunların yanlış olduğunu, geçmişte yapılan bu özel birliklerin yeniden gündeme getirilmesi gerektiğini söylemiştim. Bu özel birliklerin yaptığı yanlışlar varsa bu yanlışlardan önlemler alınarak, mutlaka doğru yolun bulunabileceğini söylemiştim. Gerçek de budur. Yani başarılı bir kurum başarıyla işini yaparken, yanlışlar oluyor diye onu ortadan kaldırmak en büyük yanlıştır. Yani özel harekat birliklerinden bahsetmiştik ve o doğruydu. Yeniden o günlere mi döndük deniliyor? O günler terörle mücadele anlamında kötü günler değildi ki, doğru günlerdi.
“Ordu, arka planda bu işe sahip çıkmalı”
O meseleyi Güneydoğu’daki meseleyi sadece terörle mücadele olarak hiçbir zaman biz almadık. Büyük Birlik Partisi de almadı Biz sadece şunu söylüyoruz. Bu işin polis tarafından ve yetiştirilmiş harekat birlikleri tarafından, sıcak birliklerin yürütmesini, ordu desteğiyle yürütülmesini, ordunun arka planda bu işe sahip çıkmasının doğru olduğuna inanıyoruz ve söylüyoruz.
“Şehitlerin terfi etmesi için kanun teklifi hazır..”
İkincisi; terörle mücadele eden insanların maneviyatının diri durması için ve ‘Şehitler Ölmez’ sözünün de gerçek anlamda yerini bulması için, ‘Şehitler Ölmezse Terfi Etmelidirler’ dedik ve bir kanun teklifi hazırladık. Sayın TBMM Başkanı Cemil Çiçek’le anlaştık. Bu kanun teklifini bir üst yazıyla Meclis’e göndereceğiz. Yani Teğmen ölmüşse, orgeneral olacağına göre, polis ölmüşse emsali en üstte nereye çıkabiliyorsa oraya çıkar. Öğretmen ölmüşse emsali nereye terfii etmişse oraya çıkar. Bu hayal değildir. Bu komşumuz İran’ın uyguladığı bir sistemdir. Biz bunun Türkiye’de de uygulanması gerektiğini söylüyoruz.
“Teröre, dış destek verenlere karşı ciddi bir tavır alınmalıdır.”
Elbette yapılması, alınması gereken tedbirler vardır, bunlar alınmalıdır. Terörün kökünü kurutacak tedbirler alınmalıdır. Bölgeye fabrikalar kurulmalıdır. Tarım diriltilmeli, işsizlik azaltılmalıdır. Manevi yönden yeniden bölgeye maneviyatımızı anımsatacak çalışmalar yapılmalıdır. Dış destek verenlere karşı da ciddi bir tavır içinde bulunmak gerekir. Devleti yönetenlerin şikayet etmekten çok çözüm bulmaya hakları ve görevleri vardır. Avrupa Birliği, Amerika destek veriyor diye ellerini birbirine vurmak değil, bu desteğin kesilmesi için de ne gerekiyorsa bu yapılmalıdır. Görüşlerimizi ifade ediyoruz.
Sayın Destici’nin çok önemli görüşleri var, bizde kendilerinin görüşlerini dinlemek üzere sözü ona bırakıyoruz.”
“28 Şubat’ı gerçekleştirenlerin yargılanması gerekir.”
Namık Kemal Zeybek, bir gazetecinin, “12 yaşından küçük çocukların kuran kurslarına gitmesiyle ilgili düzenlemeyi nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki sorusuna şu karşılığı verdi:
“Efendim biz yasakçılığa karşıyız. 28 Şubat, Türkiye’nin siyasi tarihinde gördüğü en büyük dayatmalarından biridir. Ve 28 Şubat’ı gerçekleştirenlerin yargılanması gerekir. 28 Şubat’ta bir darbeci, bir de müdahaleci cunta vardır ve yargılanmaları gerekir. Birbirini destekleyen ama birbirinin hasmı ve rakibi olan bu iki cunta Türkiye’ye çok büyük zarar vermiştir. Her ikisi de yargılanmalıdır. Yasakçı zihniyetle çok büyük zararlar açmışlardır. Bu konuda BBP’de bizim gibi düşünmektedir.
Muhalefet yapmak demek, her yapılana karşı çıkmak demek değildir.”
Yani muhalefet yapmak demek, her yapılana karşı çıkmak demek değildir. İktidarın yaptığı şeyler doğruysa onlara destek olmalıyız, akıl vermeliyiz. Onlar belki bazı meseleleri bizim kadar iyi görmeyebilirler. Sayın Genel Başkan, terör konusuyla ilgili bir rapor hazırlıyor, bu raporu genişletip Hükümete verecektir. Seçim zamanında görüşlerimizi söyledik. Hükümetin hayırlı işlerinde, onlara destek olmalıyız. Şöyle bir kıskançlık içinde hiç olmadık.. Aman bu fikir bizim, bu fikri ortaya attık, kimse elimizden almasın gibi bir iddiada değiliz.
“Seçim kampanyasında, Profesyonel Askerlik’e geçilmeli demiştim.”
Biz seçim zamanında, ‘zorunlu askerlik kaldırılmalı, profosyonel askerlik sistemine geçilmelidir” demiştim. Şimdi bu konunun gündeme geldiğine seviniyorum. Yani yapıcı muhalefet anlayışındayım. Türkiye de ilk kez 1840’ta zorunlu askerlik geldi. 1914’e kadar da okumuş insanlar askere alınmazdı. Ve 1914’ten sonra yedek subaylık diye bir saçmalık ortaya çıktı.”
Destici: ''Türkiye, 27 yıldır terörden çekiyor”
Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici de görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, “Terörle Mücadele” konusunda hazırladıkları raporu, tüm siyasi parti liderleriyle görüştükten sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'e sunacaklarını belirtti ve şunları söyledi:
''Türkiye, 27 yıldır terörden çekiyor.Türkiye sadece terörden şehitler vererek zarar görmüyor. Türkiye, bugün herkesin kabul ettiği bir şey var ki, çok büyük ekonomik kırılganlıkla karşı karşıya. Bunun en önemli sebeplerden biri, 27 yıldır Türkiye'nin teröre harcadığı, boşa giden 500 milyar doların üzerindeki milli gelir var. Bu para Türkiye ekonomisine girmiş olsaydı ne bu kadar dış borcu olurdu ne de Türkiye dünyanın en pahalı benzinini kullanan ülke durumunda olurdu.Türkiye'deki tüm siyasi partilerimizin terör noktasında artık ortak fikir, akıl üretmesi gerektiğine inanıyoruz. Sadece siyasi partileri değil, sivil toplum kuruluşlarımızın hep birlikte, terörle mücadele için aynı kararlılıkta olması, mücadele azmini ortaya koyması gerekir. Meclis içi, Meclis dışı topyekûn bir akılla, ortak akılla bir proje gerçekleştirerek teröre karşı topyekûn bir mücadele göstermemiz gerekiyor.”

Kimler katıldı?
Demokrat Parti Genel Merkezi’nde gerçekleşen toplantıya, Genel Başkan Namık Kemal Zeybek’in yanı sıra Siyasi İşler ve Dış İlişkiler Başkanı Osman Çilsal, Ekonomiden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Agah Oktay Güner, Genel Muhasip Mecit Hazır ve Genel İdare Kurulu Üyesi Galip Çetin katıldı.
Büyük Birlik Partisi Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici ile birlikte gelen Genel Sekreter Metin Gündoğdu, Genel Sekreter Yardımcısı Hikmet Karacan, GİK üyesi Necmi Ketenci ve Ankara İl Başkanı İmdat Dinçaslan toplantıya katıldı.