Genel Başkan Zeybek, 12 Haziran’da yapılacak Milletvekili Genel Seçimleri nedeniyle hazırlanan Seçim Beyannamesi’ni açıkladı: ( 05.05.2011 )

“TEK ÇARE, DEMOKRAT PARTİ”

“Kökümüz, kökenimiz, ana dilimiz ne olursa olsun biz kendimize Türk dedik, başkaları da bize o adı verdi. Kök mensubiyetlerimizi de sevgi ve saygıyla anarak…”

(DP Basın Merkezi- 05 Mayıs 2011) Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, 12 Haziran’da yapılacak Milletvekili Genel Seçimleri nedeniyle hazırlanan Seçim Beyannamesi’ne son şeklini verdi.

Zeybek, Seçim Beyannamesi’nin Önsöz’ünde yaptığı açıklamada, “Tek çare Demokrat Parti” diyerek, “Kökümüz, kökenimiz, ana dilimiz ne olursa olsun biz kendimize Türk dedik, başkaları da bize o adı verdi. Kök mensubiyetlerimizi de sevgi ve saygıyla anarak…” şeklinde konuştu.

Namık Kemal Zeybek, beyannamenin Önsöz’ünde şu görüşlere yer verdi:

SEÇİM BEYANNAMESİ

ÖNSÖZ

“Türkiye Cumhuriyeti, dünyanın en zengin insan ve kültür birikimini ifade eden Büyük Türk Milletinin eseridir. Birinci vazifemiz Cumhuriyetimizi korumak ve savunmaktır.

Binlerce yıllık Türk tarihinin katmanlarından süzülüp gelen birikimi, insanlık tarihinin en büyük bahislerinden birisi olan Osmanlı Cihan Devleti’nin geri çekilmesiyle Türkiye’ye taşıdığı zengin insan ve kültür unsurları, Balkanlardan, Kafkaslardan gelenler, Coğrafyamızın medeniyet katlarından çağımıza ulaşan zenginlikle daha da anlam kazanan bir halkız biz… Kökümüz, kökenimiz, ana dilimiz ne olursa olsun biz kendimize Türk dedik, başkaları da bize o adı verdi. Kök mensubiyetlerimizi de sevgi ve saygıyla anarak…

Lozan’da bu durum Milletlerarası Hukukça tanındı.

Bizi ortak bilinç alanında birleştiren İstanbul Türkçesi oldu. İyi oldu… Böyle de kalacaktır. Bundan vazgeçmek, halkımıza yapılacak en büyük kötülük olacaktır. Ortak kültürümüzü oluşturan alt kültür dillerini de zenginliğimiz sayarız…

Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti’ni bu anlayış üzerinde kurdu. Milli Kültürümüzü, Cumhuriyetin temel değeri yaptı ve çağı akıl ve bilim yoluyla yakalamak hedefini koydu.

Atatürk kurduğu Cumhuriyetin en ileri demokrasiyle yönetilmesini hedefledi ve bunu son Başbakanı ve en yakın dostu ve mutemedi Celal BAYAR’a vasiyet etti.

ATATÜRK-BAYAR-MENDERES-DEMİREL-ÖZAL çizgisinin derin anlamı budur: Cumhuriyetimizden ve temel değerlerinden vazgeçmeden en ileri demokrasiye ulaşmak…

Biz, Bayar-Menderes’in Demokrat Partisi, Demirel’in Adalet Partisi, Özal’ın Anavatan Partisi, yine Demirel ve Çiller’in Demokrat çizgilerinin partilerini birleştirip buluşturarak yeniden oluşan DEMOKRAT PARTİ olarak bu çizgi üzerinde yolumuza devam ediyoruz.

Ve biz biliyoruz ki, ruh kökümüzde Ahmet Yesevi’nin, Hacıbektaş Veli’nin, Mevlana’nın, Yunus Emre’nin, Hacı Bayram Veli’nin, Ahi Evran’ın inancıl maneviyatı vardır.

Ruhumuzun hamurkârı ve milliyetimizin yeniden oluşturucusu PİR’lerin Pir’i Ahmet Yesevi hakkında ilk kitabı yazan Fuat Köprülü’nün DEMOKRAT PARTİ’nin dört kurucusundan biri olduğu gerçeği de unutulmamalıdır.

Diyoruz ki, Biz Büyük Milletimizin gerçek temsilcileriyiz. MİLLİ MANEVİ VE İNSANİ DEĞERLERE BAĞLI CUMHURİYETÇİ DEMOKRATLARIZ.

Biz biliyoruz ki, ülkemizde Cumhuriyetin, Demokrasinin, Milli, Manevi ve İnsani değerlerin taşıyıcısı ORTA DİREK dediğimiz üretici halk kitleleridir. Tarım üreticileri, işçi ve memurlar, esnaf ve sanatlarla küçük ve orta boy işletmeler (KOBİLER), milli sanayi girişimcileri ve hizmet üreticileridir onlar…

İşte DEMOKRAT PARTİ’nin öz olarak doğru tanımı budur: Orta direği güçlendirerek Cumhuriyetin, demokrasinin, milli, manevi ve insani değerlerin güvencesini sağlamlaştırmak…

Biz, bu yüzden öncelikle kalkınmayı ve büyümeyi tabandan başlatmak isteriz. Geçmişimizde öyle yaptık, gelecek iktidarlarımızda da yapmak borcundayız. Çünkü bizim güç kaynağımız halkımızdır. Çünkü bizim varlık sebebimiz de bu siyasettir. Çünkü biz biliyoruz ki manevi değerlerimizi korumanın da yolu ORTA DİREĞİ korumak ve geliştirmektir.

ÖNCE ORTA DİREĞİ DİRİLTECEĞİZ

Bugün ülkeyi yöneten iktidarın dayanağı ise, Dünyayı ülkelerin hammadde kaynaklarını ele geçirmek ve ülkeleri kendi ürettikleri mallar için uygun Pazar haline getirmek isteyen uluslararası şirketlerdir.

Globalizm ideolojisi ve Neo-liberalizm doktrini, Evangelizm dini… Ve ele geçirilmiş uluslararası ekonomik kurumları kullanarak dünyayı tehdit eden bir bela var. Ne yazık ki, ülkemizi yöneten iktidar bu güç ile ittifak halindedir. B.O.B projesinin eşbaşkanlığı söyleminin gerçek anlamı budur. Bu projenin ad ve yöntem değiştirerek sürdürüldüğü bilinmelidir.

Bu güç ile ittifak eden kimi komşularımızın başına gelenlerden de ders alınmazsa nasıl uyanılacaktır?

İktidarın, tarımı, hayvancılığı, esnaf ve küçük sanatkârlığı, KOBİ’leri, Milli Sanayimizi yok olmaya doğru sürükleyen, Cumhuriyetin milli ve manevi kazanımlarını ortadan kaldırmaya yönelen, ülkeyi bölünme noktasına sürükleyen uygulamalarının arkasında bu dinazor şirketlerin oyunları vardır.

Bu yüzden, DEMOKRAT PARTİ olarak Biz, öncelikle ORTA DİREĞİN kurtarılmasını ve güçlendirilmesini hedefliyoruz. Bunu ülkemizi kurtarmanın temel şartı olarak görüyoruz:

-“Memura, işçiye, emeklilere intibak yasasını da çıkararak % 50 zam vereceğiz” diyoruz. Bu kaynak aktarımının esnaf ve sanatkârlardan başlayarak yukarıya doğru çıkan bir canlanmayı sağlayacağını da biliyoruz.

-“Tarım üreticilerine üretim unsurlarını, tohumu, gübreyi, ilacı, mazotu ucuz vereceğiz ve ürünlerde destekleme yapacağız” derken, yeniden yerli tohumu ile tarım yapan, gıdada kendi kendine yeten bir ülke olmayı hedefliyoruz. Ve bunun da esnaf ve sanatkâra yansıyacağını biliyoruz.

-Biliyoruz ki tarım üreticisine aktarılan kaynak; bütün halkımıza yansıyacak ve Türkiye kurban kesmek için denizler ötesinden sığır ithal etmek ayıbından kurtarılacaktır. Tarım ve hayvancılığı yeniden canlandıracağız.

-Biz “esnafa faizsiz kredi ve gerektiğinde hibe desteği vereceğiz,” derken, girişim özgürlüğünün kuru sözde kalmamasının ve girişimcilerimizin önünün açılmasının bütün halkımızın yararına olduğunu biliyoruz.

-“Özel sektörün yatırım yapmadığı bölgelere yapılacak devlet yatırımının,” yeni üretim merkezleri, fabrikalar açılmasının, hem gerçek kalkınma, hem de işsizliğin çaresi olduğu gerçeğinin üzerini neo-liberalist çevrelerin yaygarası örtmüştür. Biz bu örtüyü kaldırıp atacağız.

-“Savunma sanayi kaynaklarımızın mutlaka yerli üretime yönlendirilmesi” halinde milli sanayimize yapacağı büyük katkı ise tartışılmazdır.

-“Enerji politikamızın temel hedefi, dışa bağımlılığı en aza indirmek ve ülkemizin enerji güvenliğini rekabetçi şartlarda sağlamaktır,” temiz enerji kaynaklarını değerlendirmek önceliğimiz olacak.

-“Bilgi çağı sektörlerine en ileri teşvik ve destekleri uygulayacağız.” Ve ülkemizi bilgi çağının öncü ülkesi haline getireceğiz.

ORTA DİREĞİN canlandırılmasının ülkemizin birliği açısından sağlayacağı yarar da gözden uzak tutulmamalıdır. Güneydoğu’da sayıları sürekli artan işsiz gençler terör örgütü için kolay av haline gelmektedirler. Tarımla, esnaflıkla, sanatkârlıkla, fabrikada işçilikle geçimini sağlayan; aile hayatı kuran insanların teröristlere katılması kolay mı olur?

Bütün bunları mevcut iktidar yapmaz, yapamaz… Çünkü uygulamak zorunda kaldığı neo-liberalist politikalar ve onların arkasında güç aldıkları dinazor şirketler buna izin vermez.

Dolar milyarderlerinin sayısını 4’den 38’e çıkararak, sahte mali raporlarla halkımızı kandırmaya çalışan SIVAKA’lar yani bugünkü iktidar ve yandaşları ne derlerse desinler, gerçekler bu kadar açık ve bu kadar basittir.

Milli devletleri, milli olmaktan çıkararak, sosyal devlet anlayışını yok ederek, işsizlikten, yoksulluktan, çevre değerlerinden söz etmeyi gündem dışına atarak, dünyayı kendi çıkarları doğrultusunda düzenlemek isteyenlerin ülkemizdeki en tehlikeli oyunları da son ÇILGIN PROJE’dir.

Bu ÇILGIN PROJE, ülkemizi bölme planıdır. Terör örgütüne meşruiyet kazandırma çabaları; Habur Sınır kapısında yaşanan rezaletler; teröristlerden tokat yiyen polisi takdir eden sözler; sonunda “Valileri Halkın Seçeceği Başkanlık Sistemi” söylemine kadar gelip çatmıştır. Terör örgütünün seçeceği valilerin neler yapacağını bilmek için dünyayı ve olayları okumak yeterli değil midir?

Plan bellidir: Türkiye’yi bölmek… Ne yazık ki TBMM’de bulunan siyasi partiler de bilerek ya da bilmeyerek bu planın parçalarıdır. Bu plan; Güneydoğu’da terörist devlet kurdurarak Türkiye’yi içinden çıkılmaz sürekli terör saldırılarıyla uğraştırmak ve geleceğinin önünü kesmek planıdır.

DEMOKRAT PARTİ olarak biz bu planı bozacağız. Terör bataklığını kurutacağız ve bu meseleyi DEMOKRASİ içinde kökünden çözeceğiz.

SOSYAL DEVLET YAPISINI YENİDEN KURACAĞIZ

İşsizliği, yoksulluğu yenmeyi en önemli görevlerimizden olarak görüyoruz.

Bununla birlikte işsizlerine, yoksullarına ilgi göstermeyen bir toplum dokusunun sağlıksız olacağına inanıyoruz.

Çalışanların hayatlarını rahatça sürdürmelerini sağlayacak gerçek gelirlere kavuşması hedefimizdir.

Sağlık açısından sosyal güvencesi olmayan 12 milyon insanımız başta olmak üzere tüm vatandaşlarımız sağlık sigortası kapsamına alacağız

Engelli yurttaşlarımız için gereken her türlü önlem alınacaktır.

Ailesi olan yaşlılarımıza yaşlılık maaşı yeterli ölçüde bağlanacaktır. Ailesi olmayanlar için huzur evlerini çoğaltacağız.

Yoksullarımıza bütçeye konulan ödenek doğrudan tahsis edilecek, her türlü süistimale müsait olan paket yardımı değil, para yardımı yapılacaktır.

İşsiz olup, iş bulamayanlara asgari geçim düzeyinde nakdi yardım yapılacaktır.

Üniversite gençliğine burslar karşılıksız olarak verilecek, harç uygulaması kaldırılacaktır.

Toplumun imkânı olmayanlara bakması, toplum olmanın tabii neticesidir. DEMOKRAT PARTİ iktidarında kimsesiz ve sahipsiz hiçbir yurttaş bırakılmayacaktır.

CUMHURİYETİ VE DEMOKRASİYİ BİZ KORUYACAĞIZ

Cumhuriyetimizin temel değerlerinden sapmadan en ileri demokrasiyi gerçekleştirmek bizim işimizdir.

Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir. Ortak Resmi Dilimiz İstanbul Türkçesi’dir. Devletin görevi insanlarını milli değerlere bağlı, manevi değerlere saygılı ve insani değerlere açık olarak yetiştirmektir.

İnsani değerlerin başında herkes için adalet ve demokrasi gelir. Biz sadece seçimden seçime demokrasi değil, 24 saat ve 365 gün kesintisiz demokrasi hedefliyoruz. Yani demokratikleştirilmiş seçimlerle birlikte, insan hak ve özgürlüklerinin en ileri boyutta olduğu ve yöneticilerin, yönetimi halkla birlikte gerçekleştirdikleri KATILIMCI DEMOKRASİ’yi hedefliyoruz.

Demokrat Parti olarak biz; kadını sadece anne değil, ülkemizin kalkınmasının ve aydınlanmasının ana unsuru olarak görüyoruz. Her alanda “adil iş bölümü” kadın hakları anlayışımızın temelidir.

İnsan hakları temelinde “Milli Gençlik” ve “Milli Çocuk Politikası” oluşturacak ve biran önce hayata geçireceğiz.

Üç temel özgürlük bizim için çok önemlidir:

1. Yasak kitap kavramını ve düşünceleri açıklamanın sınırlanmasını, düşünce özgürlüğünü engellemeyi insan onuru ve toplumların gelişmesi hedefleriyle bağdaşır bulmuyoruz.

2. DEMOKRAT PARTİ olarak, inanç özgürlüğüne ve bu konuda da adalete inanıyoruz. Yurttaşlarımızın inançlarını inandıkları gibi yaşamalarının önündeki bütün engelleri kaldıracağız.

İktidarımızda; görmezlikten gelinen Ehl-i Beyt çizgisindeki Müslümanların, Alevi – Bektaşilerin ibadetlerini yaptıkları Cemevleriyle ilgili bütün talepleri yerine getirilecek, din bilgini ihtiyaçları için okullar ve yüksek okullar açılacak, “Din Hizmetleri Yüksek Kurumu” kurularak Alevi İslam Din Hizmetleri Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı ile birlikte ortak bir çatıda birleştirilecektir. Her iki kuruma da dini amaçlı vakıfların malları iade edilecek ve kurum siyasi etkilerden arındırılarak özerkliğe savuşturulacaktır.

3. Girişim Özgürlüğünü biz, girişimciliğin önündeki engelleri kaldırmak ve desteklemek olarak anlıyoruz. Böyle uygulayacağız.

Bizim demokrasi anlayışımızın temelinde de maneviyat dünyamızın insana verdiği değerin olduğunu da söylemeliyiz. İnsan, yaratılmışların en değerlisi ve evrenin özüdür.

MİLLİ DEVLETİ KORUYACAĞIZ

Türkiye’de kim ne derse desin bir etnik mesele yoktur. Her fırsatta kullanılan KÜRT MESELESİ sözü bir yanıltmacadan ibarettir. Büyük Milletimizin unsurlarından bir kısmının adının KÜRT olduğu doğrudur. Bir anlamda KÜRT GERÇEĞİ’ni yok saymak da geçmişte kimilerinin yaptığı bir yanlış olmuştur.

Kürt gerçeği vardır; Kürt sorunu yoktur. Kökü ve ana dili ne olursa olsun, ülkemizde herkes eşit yurttaşlık haklarına sahiptir. Her türlü meslekte ve kamu görevinde Kürt kökenlilerimiz de diğer kökenlilerle birlikte görev yapıyorlar… Doğru olan da budur. Bölücülerin ve onlara çanak tutanların savunduğu gibi milli devlet anlayışından vazgeçmek ve ana dili İstanbul Türkçesi’nden başka olanlara ayrı eğitim dili icat etmek, öncelikle o insanlara yapılacak büyük bir kötülük olacaktır. İşte o zaman, o insanlar yurttaşlık haklarından yararlanamaz hale gelirler. Belki ki kötü niyetlilerin istediği budur. Buna asla izin verilemez. Milletimizin bütün kümelerinin ana dillerine de saygı duyarız ama ortak anlaşma dilimiz İSTANBUL TÜRKÇESİ’dir. Bu durum tarihin oluşturduğu bir gerçektir ve bütün demokrat ülkelerde de durum böyledir.

Ordumuzu yaşadığımız coğrafyada varlığımızın güvencesi olarak görüyoruz. Ordumuza yönelik kötü niyetli karalamaları kınıyoruz. Ordumuzun tarihimizde olduğu gibi ve çağdaş gelişmelerin de gereği olarak MESLEKTEN SAVAŞÇILIK esasına geçmesini hedefliyoruz. Gençlerimize çok kısa sürelerle savaşmayı öğreterek zorunlu askerliği kaldıracağız.

MİLLİ DIŞ SİYASET UYGULAYACAĞIZ

DEMOKRAT PARTİ’nin yönettiği Türkiye’de başkalarının tehlikeli maceralarının oyuncağı olunmasına son verilecektir.

Türk Dünyasıyla, İslam Âlemiyle, Komşularımızla, bütün Dünya Ülkeleriyle ve AB ile; milli çıkarlarımız gereği olan siyaset uygulanacak ve TÜRKİYE hak ettiği yere gelerek gerçekten LİDER ÜLKE olacaktır.

Ülkemizi yurtdışında tanıtmak, dünya halkları arasında tanınmak ve sevilmek ve mallarımıza Pazar bulmak için en büyük gücümüzün MİLLİ KÜLTÜRÜMÜZ olduğunun bilincindeyiz.

Ayrıca bizim kültürümüzün temelinde var olan insancıl öze ve hoşgörüye bütün dünyanın ihtiyacı vardır.

Öncelikle Ahmet Yesevi, Hacıbektaş Veli, Yunus Emre, Mevlana gibi değerlerimizden başlayarak kültürümüzü dünyaya tanıtmaya öncelik vereceğiz.

MİLLİ EĞİTİM ANLAYIŞIMIZ ÜRETKEN
NESİLLER YETİŞTİRMEKTİR

Milli Eğitim Sistemimizi milli, manevi ve insani değerlere bağlı, demokratik kültürü benimsemiş, bilime ve daha da önemlisi bilim zihniyetine erişmiş; bilim üretebilecek nesiller yetiştirmek ana önceliklerimizdendir.

Yüksek Öğretimimizi kamu ve özel sektöre uyumlu hale getireceğiz. İsteyen her gencimizin üniversiteyi bitirmesine imkan sağlamak üzere, INTERNET ÜZERİNDEN EĞİTİM ÜNİVERSİTELERİNİ ihtiyaç ölçüsünde yaygınlaştıracağız. İnternete erişimi ücretsiz hale getireceğiz.

ÇAĞDAŞ DEVLET, YÖNETİMDE ÇAĞI YAKALAMAK DEMEKTİR

Bilgi çağına ulaşmanın vazgeçilmez şartı, ÇAĞDAŞ YÖNETİM TEKNİKLERİ’ne göre yeniden düzenlenmiş ve sürekli hizmet içi eğitimle geliştirilecek bir devlet dokusu oluşturmaktır.

Bakanlardan, Müsteşarlardan başlayarak bütün yöneticiler, ÇAĞDAŞ YÖNETİM TEKNİKLERİNİ öğrenecek ve uygulayacak şekilde eğitilecektir.

Demokrat parti İKTİDARINDA BÜTÜN KAMU KURULUŞLARI yeniden yapılandırılacak, israfa, yurttaşa eziyete, ezici bürokrasiye son verilecektir.

ÇAĞI YAKALAMININ YOLU yönetimde çağı yakalamadan başlar diyoruz.

Diyoruz ki, Milli-Manevi-İnsani Değerlere, Cumhuriyete ve Demokrasiye bağlı yetişmiş ve bilinçli kadrolarla Biz, DEMOKRAT PARTİ olarak hizmete hazırız.

Diyoruz ki, sakın oyunuzu ziyan etmeyin, oyunuzla bilmeden ülkeye zarar vermeyin. Belalardan, sıkıntılardan, yoksulluktan, sefaletten, bölünmek tehlikesinden kurtulmanın ve üreterek büyümenin yolu sadece ve sadece DEMOKRAT PARTİ’dir.

Oy pusulasının ikinci sırasında Kırat seni bekliyor, Kırat’lı DEMOKRAT PARTİ’ye mührünü vurduğunda, tadacağın huzurdan kendini yoksun bırakma değerli yurttaş…

Mührünü Kırat’ın altına vur geleceğini gelecek nesillerin hayatını aydınlığa kavuştur.

Vatanın Bütünlüğü 

  • Bugün vatan ve millet bütünlüğü tehlikededir. Bu topraklar kolay kazanılmadı, vatan toprağı elden gidiyor
  • Vatan bir bütündür bölünemez 
  • Vatanın bütünlüğü anlayışımız; toprak bütünlüğü, dil bütünlüğü, kültür bütünlüğü ve hizmet bütünlüğüdür

Cumhuriyet ve Demokrasi

  • Cumhuriyetin temel ilkeleri ile Anayasa’nın vazgeçilmez maddeleri iktidarımızda koşulsuz uygulanacaktır
  • Türkiye’de demokratik zihniyetin tam gelişmesi için 12 Mart'ı, 12 Eylül’ü, 28 Şubat'ı yapanlar yargılanmalıdır
  • 28 Şubat sürecinin en büyük mağduru Demokrat Parti çizgisidir
  • Cumhuriyetimizin bütün kazanımlarının haraç, mezat yabancılara satılmasını durduracağız
  • Demokrat Parti iktidarında gazeteciler korkmadan yazabilecek, karikatüristler özgürce çizebilecek ve halkın doğru ve tarafsız haber alma hürriyeti alabildiğince kullanılacaktır
  • Üniversitelerin ağzına kilit vurmak iktidarımızda son bulacaktır
  • Barışa, güvenliğe ve demokrasiye giden yol din ve inanç özgürlüğünden geçer. Din ve inanç özgürlüğü vicdan özgürlüğünü de beraberinde getirir, herkesin inancını inandığı gibi yaşamaya hakkı vardır. Demokrat Parti olarak, din ve inanç özgürlüğünün insani bir hak olduğunu kabul ediyor, vicdan özgürlüğü olmadan din ve inanç özgürlüğünün olmayacağını savunuyoruz
  • Katılımcı demokrasi temel esaslarımızdandır
  • Ortak bir dayanışma ruhu ile hemen her alanda, toplumun tüm kesimleriyle birlikte karar vereceğiz

Toplumda Güven Duygusu

  • Devlete ve kurumlarına güven duygusunu yeniden dirilteceğiz, zaafa uğrayan adalet duygusunu yeniden kazandıracağız
  • Vatandaş hukuk devleti içinde kanun hâkimiyetinin varlığına inanarak huzurla yaşayacak, bu yolda bütün kamu görevlileri, hâkimler ve savcılar yalnızca kanunların ve vicdanlarının emrinde olacaklar
  • Ülkede güvenlik güçleri her zaman ve her yerde vatandaşa her türlü güvenliğin sağlandığı yolunda inanç verecek bir hizmet anlayışı ve disiplini içinde olacak
  • Ülkenin her santimetre karesinde vatandaşımız 24 saat huzur ve güven içinde olacaktır
  • İnsanımızı, korku ikliminden ve güvensizlik duygusundan kurtaracağız
  • Demokrat Parti’de hiçbir zaman “değerler çatışması” olmamıştır. bütün değerlerimiz milletimizin bugün yaralanmış olan kardeşlik duygusunu güçlendirecektir
  • Demokrat Parti Türkiye’yi yeniden siyasi kadrolarına, yargısına güvenen, polisine güvenen, savcısına güvenen, huzurlu insanların yaşadığı bir ülke haline getirecektir

Adalet ve Yargı Sistemi Anlayışımız

  • Yargıyı teröre alet ettirmeyeceğiz
  • Özel yetkili savcı ve hâkim uygulamaları ile özel yetkili mahkemeleri kaldıracağız
  • Bu iktidar dönemi, yanlış uygulamalarıyla davaların yıllarca sürmesine ayrıca zemin hazırlamıştır. Bilinçsizce yapılan çok sayıda yasa değişiklikleri de buna mesnet oluşturmuştur. Temel yasaları biz yeniden ele alacağız
  • Hızlı ve adil yargılama sağlanarak insanımıza adalete güveneceği bir ortam vaat ediyoruz
  • Zedelenen adalet duygusunun milletimizin üzerinden biran önce atılması için ihtisas mahkemelerini çoğaltacağız
  • Hâkim ve savcı atamalarını adil bir şekilde yapacağız
  • Yozlaşan bilirkişi kurumunu yeniden yapılandıracağız
  • İktidarımızda istinaf bölge adliye mahkemelerinin etkin çalışması sağlanarak, yargının ağır iş yükü azaltılacak
  • Görevini kötüye kullananlar her koşulda cezalandırılacak
  • Yolsuzluk fiillerinden dolayı mahkemelerde mahkum olanların aldıkları cezalar zaman aşımına uğramayacak
  • Hırsızlık, asayiş, cinayet ve icra dosyalarının artmasını en başta yoksulluğu gidererek önleyeceğiz

Yepyeni Bir Sivil Anayasa

  • Milletimizin kök değerlerine aykırı olmayan, Cumhuriyetimizin kazanımlarını korumaya yönelik ve en ileri demokrasiye ulaşmayı hedefleyen bir anayasa yapacağız
  • Gerçek ve katılımcı demokrasi anlayışımızla eş değer olan, insanı koruyan, temel haklarını teminat altına alan ve özgürlükleri genişleten yepyeni bir Anayasa hazırlamak ilk adımımız olacak
  • Anayasamızda yasama, yürütme ve yargı erklerinin arasındaki dengenin bozulmaması demokrat parti’nin temel felsefesidir
  • Yeni Anayasada temel önceliklerimiz; hukukun üstünlüğü, sosyal adalet, insan hakları ve özgürlüklerin her türlü müdahaleden uzak olarak kullanılması olacaktır.

Siyasi Üslup ve Muhalefet Anlayışımız

  • “Tek adam” iktidarlarına, totaliter diktatorya rejimlerine kesinlikle karşıyız
  • Bütün yetkileri elinde toplayan başbakanın mutlak irade ve ihtirası artık son bulacak
  • Toplumumuzu kutuplaşmaya götüren siyasi usluba dur demenin zamanı gelmiştir
  • Muhalefet anlayışımızın temeli parti çıkarları değil, milletimizin çıkarları, Türkiye’mizin çıkarlarıdır
  • Türk siyasi hayatının demokratikleştirilmesi için siyasi partiler kanununu biz değiştireceğiz
  • Partiler içi demokrasiyi çağdaş normlara yakışır bir şekilde inşa edeceğiz
  • Milletvekillerinin dokunulmazlıklarına karşıyız, suç işleyen insan kim olursa olsun yargılanacak
  • Kadınların ve gençlerin siyasette söz sahibi olmalarını sağlayacak yeni düzenlemeler yapacağız

Bölücülük

  • Demokrat Parti; milletimizin tüm bireylerinin kardeşliğini hedefleyen, kimlik sorgulamayan, etnik köken, din ve mezhep ayırımı yapmaksızın yurttaşlarının birey varlığının güvenle yaşatılması için iktidar olacaktır
  • Milli birlik ve beraberliğimizin korunması en büyük hedefimizdir, bölücülüğün hiçbir biçimine asla ödün vermeyeceğiz
  • Doğu ve Güneydoğu Anadolu sorununu işsizliği, yoksulluğu yok edecek ekonomik önlemlerimizle, ortak manevi ve insani değerlerimizle ve dış güçlere karşı ödünsüz ve etkili dış politika tecrübemizle çözeceğiz 
  • “Kravatlı teröristlere destek lobisi” bitecektir
  • Teröristlerin Habur’da kahraman gibi karşılanmasının hesabını soracağız
  • Coğrafi bölgelere ve soy menşeine dayanarak asla ayrımcılık yapılamaz, asıl olan vatandaşlıktır
  • Vatandaşlar anayasa önünde eşit haklara sahiptir. Bunun için ayrımcılıkla mücadele yasası, nefret suçları ile ilgili düzenlemeler gibi yeni uygulamaları hayata geçireceğiz

Devlet Yönetimi Anlayışımız

  • Devlet adamı güneş gibi olmalıdır, rahmet gibi olmalıdır. Güneşin ışığı tarlalara vururken siyasi ayırım yapmıyorsa, siyaset adamları da bu ayırıma devlet yönetiminde gitmemelidir
  • İktidarımızda, devlet hizmetleri vatandaşı canından bezdirmeden yapılacak
  • Yaşanan tecrübelerin ışığında, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde senatonun yeniden kurulmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz. Ülke bu sayede yetişmiş siyasi kadrolarından geniş ölçüde faydalanabilecek ve deneyimli politikacılar kanunların en az hata ile çıkmasını sağlayacaktır
  • Kamu yönetiminde siyasi kadrolaşmaya son vereceğiz
  • Kamu yönetiminde modern yönetim tekniklerini esas alacağız
  • Devletin yerleşmiş olan kurumlarına, onların bilgi ve beceri birikimlerine saygılı bir yapı içinde çalışacağız
  • Keyfi olarak veya tehlikeli hevesler uğruna veya toplumda kutuplaşmaya yol açacak şekilde devlet kurumlarının kimliklerinin bozulmasını, yeni kurumlar ihdas edilerek devlet yapısının değiştirilmesini fevkalade yanlış ve tehlikeli buluyoruz
  • Türkiye’nin vakit kaybetmeden ciddi bir “insan gücü” planlaması yapması elzemdir. Zira Türkiye’ye unutulmaz hizmetler yapmış olan DPT, ne yazık ki son dönemlerde kenara itilen bir kuruluş olmuştur. Biz başta DPT olmak üzere, bütün kurumların varlıklarına sebep olan hukuki mevzuat içerisinde çalışmalarını sağlayacağız
  • Kamu mali yönetim yapısında ve harcama sisteminde son 8.5 yıldır süren başı bozukluğa son vereceğiz
  • 1000 yılda oluşmuş kamu yönetimi mali yapısını tahrip eden ve siyasi tercihler ile yaratılan ayrıcalık ortamına son vereceğiz
  • Bütçe dışındaki fonlar yeniden bütçe içine alınacak, kaynakların dağılımı siyasi menfaatten arındırılacak
  • Kamu mali yönetiminde kontrolsüz kaynak kullanımına, sorumsuzluğa, mali denetimden ve sonuçlarından kaçmaya son verilecek
  • Kamu harcamalarında yolsuzlukların üstüne tek tek gideceğiz
  • Bütçe dışına çıkarılan TOKİ, Sosyal Yardımlar ve Dayanışmayı Teşvik Fonu, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu gibi mali disipline ve kontrole tabii olmayan keyfi harcamaların hesabını soracağız
  • SGK yeniden yapılandırılarak hantal işleyişinden kurtulacak ve kurumsal alacakları tahsil edilecek
  • Kamu yönetiminde sözde reform söylemleriyle ve dış baskılarla yerel yönetimlerin özerkliğini sınırlayan her türlü uygulamayı kaldıracağız
  • Bugün 750 bin nüfuslu şehirle 15 milyon nüfuslu şehir aynı statüyle yönetilmektedir. Büyükşehir yönetimleri ölçeklerine göre ayrı ve özellikli bir statüye kavuşturulacaktır
  • Merkezi ve yerel yönetim kurumlarının görev ve yetkileri,
  • Orantısız olan kaynak bölüşümü, siyasetten uzak ve dengeli olarak dağıtılacaktır
  • Belediyeciliği doğrudan demokrasinin vazgeçilmez bir unsuru olarak görüyoruz. Belediyecilik anlayışımız; yerinden demokrasi, şeffaflık, verimlilik ve sosyal hizmetlerin dengeli dağılımıdır
  • Belediyelerimizin mali kaynaklarını eşitlikçi bir anlayışla, siyasi yozlaşmalara ve yolsuzluklara fırsat vermeden güçlendireceğiz
  • Her belediye bizimdir, belediyelerin hizmet talepleri için partizanca davranmayacağız, ihale komisyonlarında yandaşlık yapmayacağız
  • Geleneksel hayat koşullarından koparılan gecekonduda yaşayan insanımızı TOKİ bloklarına hapseden zihniyeti kınıyoruz
  • Köy ve mahalle teşkilatını yeniden ele alacağız ve çağın gelişmesine ayak uyduracak donanıma kavuşturacağız
  • Toplumumuzun “mahalle Baskısı”nı doğru anlamasını sağlayacak, mahallelerde sosyal kaynaşmayı yeniden canlandıracağız
  • Tarihteki mahalle teşkilatlanmasını “Mahalle Hayat Merkezi” olarak yeniden ele alacağız
  • Mahalle Hayat Merkezleri ile toplumumuzun milli, manevi ve insani değerlerinin kökleşmesini ve yaygınlaşmasını mahalle düzeyinden başlayarak sağlayacağız
  • Muhtarlara asgari ücret değil, müdür maaşı vereceğiz
  • Mahalle Hayat Merkezlerinde; ibadet yeri, mahalle spor kulübü, eğlence merkezi, emekli evi, halk eğitim evi, sağlık evi, kütüphane ve kültür evi olacak
  • Mahallemizin güvenliğini muhtarlık idaresine bağlı sokak bekçileri ile destekleyeceğiz
  • İç göç aile fertlerini dağıtarak gurbetçi, özlemci, mazlum ve mağdur duruma düşürmüştür. İnsanlarımızın aidiyet duygusuyla bağlı olduğu topraklara, aile ocaklarına dönmesi için teşvikler getirilecektir
  • Ülkemizdeki Romanların temel yurttaşlık haklarına erişmelerini kolaylaştırmak için özel düzenlemeler yapacağız, gündelik hayatlarında yaşadıkları sosyal ve ekonomik sorunları çözeceğiz. Yaşamlarını kendi kültürleri doğrultusunda sürdürebilmeleri için, seyyar yerleşim alanları ve çağdaş altyapı imkânları sunacağız

Dış Politika Görüşümüz

  • Türkiye’nin dış politikası milli, manevi ve insani değerlerimizin korunmasını esas alacaktır
  • Bugün başkalarının maceralarına alet edilen dış politikamızı milli çıkarlarımız ve onurumuzla yeniden itibarlı bir konuma getireceğiz
  • Dünya ve Avrupa ile bütünleşmemizi milli bağımsızlığımızdan taviz vermeden yapacağız
  • D-8’lerle; İran, Pakistan, Bangladeş, Malezya, Endonezya, Mısır ve Nijerya ile dış ekonomik işbirliğine devam edeceğiz
  • İktidarın “Ermenistan açılımı” tam bir fiyasko olmuştur. Azerbaycan ile derin bağlarımızı sarsan tutumları kabul etmiyoruz
  • İktidarımızda Türk dünyası, Uzak Doğu ve yakın komşularımızla karşılıklı iyi ilişkiler üst düzeye çıkarılacaktır
  • “Türk Devletleri Birliği”ni kuracağız
  • Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın, pasaportlarını gururla taşımasını sağlayacağız
  • Yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın seçme ve seçilme hakkını kullanmalarını temin edeceğiz

Avrupa Birliği’ne Uyum 

  • Avrupa Birliği sürecini milli menfaatlerimiz doğrultusunda yeniden ele alacağız
  • Bugün Türkiye ekonomisinin aleyhine işletilen Gümrük Birliği Anlaşmasını değişen ve gelişen şartlarda yeniden müzakere konusu yapmanın vakti gelmiş, hatta geçmektedir
  • Avrupa Birliği’nin “ülkende yeni azınlıklar yarat” talimatını hiç bir koşulda kabul etmiyoruz
  • Kıbrıs, Akdeniz’deki milletimizin menfaatlerinin kilididir. Kıbrıs konusunu Avrupa Birliği’nin dayatmalarına ve kaprislerine hiç bir şartta feda etmeyiz
  • Avrupa Birliği’ne uyum gerekçeleriyle yasaların ve kurumların yapılarındaki karmaşayı durduracağız, yasaları sadetleştireceğiz
  • Avrupa Birliği’nin yönetim denemeleri için “kobay ülke” olmayacağız

Her şeye Rağmen Tabandan Kalkınma

  • Milli kaynaklara dayalı bir kalkınma modeli uygulayacağız
  • Ülkemizde büyümenin ve refahın değerlerini yeniden inşa edeceğiz
  • Ekonomimizi işsizliği ve yoksulluğu önleyerek, çevreyi koruyarak büyüteceğiz
  • Türkiye’yi milli kaynaklarımızla yöneteceğiz, kalkınma mücadelemiz öz kaynaklara dayalı ve tabandan tavana doğru olacak
  • Rekabet ortamını “üretim odaklı” büyüme ile güçlendireceğiz
  • Yatırım ortamının iyileştirilmesinde “tabandan kalkınma ve dışa açılma denge”sini koruyan teşvik politikalarımız esas olacak
  • İktidarımızda yerli ve yabancı girişimcilerin eşit şartlarda rekabet edebilme ortamı oluşturulacak, “düşük kur – yüksek faiz” uygulamasından vazgeçilecek

Küresel Ekonomilerin Dayatmacı
Politikalarına Karşıyız

  • Demokrat Parti piyasa ekonomisine, iktisadi liberalizme inanan bir partidir
  • Neo-liberalizm desteğinde gelişen küreselleşmenin, milli devletimizin varlığına yönelik ciddi bir tehdit olarak körüklenmesini, güçlenmesini kabul edemeyiz
  • Ülkemizi uluslararası finans kapitallerinin istilasından kurtaracağız
  • Mevcut iktidarın, memleketi karış karış satan bu yoldaki uygulamalarını tek tek durduracağız
  • Toplam refahtan en çok pay alma hakkına sahip olan bizim insanımızdır, küresel sermayenin insanı değildir. Asıl olan devletin zenginliği sonucu milletin zengin olması değil, milletin zenginliği sonucu devletin zengin olmasıdır
  • Geleneksel yöntemlerle üretim yapan ve rekabet şartlarına karşı koyamayan esnafımızı, işçimizi, çiftçimizi, KOBİ’lerimizi, milli sanayimizi yeni liberal ekonomi politikalarına kurban etmeyeceğiz
  • Yabancı sermayeyi ancak milli ekonomimizi güçlendirmesi kaydı ile kabul edeceğiz

Yatırım Önceliklerimiz

  • Devletin bütçe imkânlarını azami seviyede kullanarak yerli üretimi destekleyeceğiz. “çok ithalat, az ihracat” politikası değil, “çok ihracat, az ithalat” hedefi esas olacak
  • Yanlış teşvik uygulamaları sebebiyle kamu sektörünün altyapı yatırımlarının kesilmesi Türkiye ekonomisine zarar vermiştir. Özellikle Doğu ve Güneydoğu’da söz konusu devlet yatırımlarını yeniden hayata geçireceğiz
  • Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yatırımlarda devlet öncülük edecek ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT’ler) bu yolda rehber olacak
  • Kendi kurduğumuz tarım, hayvancılık sanayi ve enerji sektörlerini tabandan canlandıracağız
  • Yerli sanayimiz için rekabet ortamını yeniden oluşturacağız
  • Ölçek büyütme, teknolojik ilerleme, yenilikçilik, verimlilik dönüşümü ve nitelikli iş gücü temini konularında teşvikleri geliştireceğiz

Temel Vergi Politikamız,
 
  • Vergi Adaletini Sağlamaktır
  • Verginin tabana yayılması ve kayıt dışılığını önlemek ilkemizdir
  • ÖTV ve KDV’nin aşağı çekilmesi temel vergi politikamızdır
  • Vergi terörüne dur diyeceğiz
  • Vergi kaçağını örtmek için dolaylı vergileri arttırmak yanlış politikadır. Tüm vatandaşlarımızı kapsayan dolaylı vergileri çağdaş standartlara uygun ölçülerde azaltacağız
  • Vergi yönetimini “yerindelik” ve “faydalılık” esaslarına uygun olarak dengeli bir şekilde oluşturacağız
  • İşçi ve memurların gelir vergisi oranlarını düşüreceğiz
  • Katma Değer Vergisinde ÖTV yerine, gerçek anlamdaki lüks mal teslimlerinde “Lüks Tüketim Vergisi’ne geçilecek
  • Benzindeki ÖTV’yi düşüreceğiz
  • Biyodizele vergi muafiyeti getireceğiz, ÖTV’si sıfır olacak
  • Mevcut binaların 2017 yılına kadar “enerji kimlik belgesi” almaları zorunlu olduğundan, iktidarımızda, mülk sahiplerinin bu konuda yapacağı harcamalarının bir bölümü emlak vergilerinden düşürülerek karşılanacak
  • Taşıtların hurdaya ayrılmasını teşvik edecek yönde destekler uygulayacağız
  • Motorlu Taşıtlar Vergisinde, taşıtların yaydığı egzoz emisyonuna göre vergilendirme yapacağız
  • Ticari araçlarda her yıl yapılan araç muayenesi ile ilgili vize uygulaması 2 yılda bir yapılacak
  • Şehirlerarası otobüslere, şehir içi taksi, minibüs ve midibüslere kullandığı yakıttan ÖTV indirimi yapılacak

Yaratacağımız Kaynaklar

  • Kaynaklarımızı her türlü israfı önleyerek yöneteceğiz
  • Milli kaynaklarımızı toplayarak yeniden alt gelir gruplarına destek vereceğiz, sosyal güvenlik havuz sistemini yeniden canlandıracağız
  • Sosyal güvenlik reformları ile verimlilik arttırmaya ve artan nüfusa iş olanakları sağlamaya yönelik “üretim odaklı” bir program uygulayacağız
  • Vergi reformu ile vergi gelirlerinin yapısını geliştireceğiz
  • Vergi oranlarında yeni düzenlemeler yapacağız
  • Ciddi reformlarla kayıt dışı vergi kaçırmayı önleyerek, vergi gelirlerini artıracağız
  • Ruhsatsız işletmelerimizi ruhsatlı hale getirerek vergi dışı kaynak yaratacağız
  • Orman vasfını yitiren 2b arazilerinden vergi dışı kaynak yaratırken, bu arazileri yıllardır oralarda yaşayan, üreten insanımızın, köylümüzün çiftçimizin uygun şartlarda satın almasını sağlayacağız, istendiğinde 99 yıllığına kiraya vereceğiz

Yoksulluk Bitecek

  • Bugün Türkiye’de gelir dağılımı fevkalade bozulmuştur. Toplumun bir kısmı yüksek refah içinde yaşarken aynı oranda diğer kısmı çok az gelirle hayatlarını idame ettirmek zorunda kalmaktadır. Toplam nüfusun yüzde 80'inin aldığı gelir ile yüzde 20'lik tek grubun aldığı gelir neredeyse eşit hale gelmiş, en zengin ile en yoksul arasındaki uçurum hiç bir dönemde olmadığı kadar büyümüştür. Nüfusun yüzde 17.1'i yoksulluk riskiyle karşı karşıyadır. Sınıflar, zümreler ve bölgeler arasında büyük ölçüde gelir dağılımı adaletsizliği vardır
  • Bizim iktidarımızda ekonominin nimetlerini tek bir zümre ile bölüşmek son bulacak
  • Yoksullara yardım fonu oluşturmak sosyal devlet anlayışımızdır. Yoksullara ait fonun kullanılmasında yolsuzluklara fırsat vermeyeceğiz, fon genel bütçe denetimi altında olacaktır
  • Bütçeden yoksula giden paranın % 50’sinin buharlaşmasına izin vermeyeceğiz
  • Yoksullarımızın onurlarını yaralayan sosyal yardımlar konusuna temel çözümler getireceğiz
  • Yoksullarımıza “ayni” değil “nakdi” katkı vereceğiz. Oluşturacağımız sosyal güvenlik havuzundan yoksul ailelere banka hesabı açıp, her ay 1000 TL. “Aile Katkı Payı” olarak nakit ödeme yapacağız
  • Ekonominin üretken olmadığı durumda sosyal yardım kaynakları er veya geç tükenecektir. Gelir dağılımı gelir aktarımı politikalarıyla düzelmez
  • İnsanımızın gurur kırıcı bir biçimde yaşamasını istemiyoruz, insanımızın üreticiliğini ön plana çıkaracak, istihdam sağlayacak nitelikler kazandıracağız
  • Bugün yaşanan sefaleti, demokrasinin güvencesi olan “üretken orta direği” dirilterek yok edeceğiz
  • Çiftçilerimizin, esnafımızın, memurlarımızın ve tüm tüketicilerin aldığı kredilerin ödeme koşullarını ve haklarını koruyacağız
  • Çiftçimizin kullandığı kredi dünyada en pahalı kredidir. Çiftçilerimizi yabancı bankalara olan ipotekli taşınmaz borçlarından kurtaracağız
  • Ormanların mülkiyetini orman köyünün hükmü şahsiyetine devredeceğiz, böylece köylü kendi malı olan ormanı daha çok sahiplenecek ve koruyacaktır 
  • Orman köylümüzün temel sorunu geçim sıkıntısıdır. Orman köylümüze ve kooperatiflerine üretim için yeterli ve uygun şartlarda arazi, alternatif işyeri, gelişmiş bir ekonomik altyapı sunacağız. Orman köylülerine ve orman kıyı köylülerine mali destek sağlanması için ferdi kredileri uygun koşullarda arttıracağız, kooperatiflere yapılan desteği çoğaltacağız

İşçi, Memur Ve Emeklimizin Hakları

  • İşçi, memur ve emekliye %50 zam vereceğiz
  • Asgari ücreti vergi dışı bırakacağız
  • Ücrette denge esastır. Bölgesel asgari ücrete geçilmesini kabul edemeyiz
  • Aynı işi yapanlar arasındaki ücret dengesizliğini gidereceğiz
  • Emeklilerimizin gelir kaybını önlemek için intibak yasasını çıkaracağız, seyyanen zamlarla emeklilerimizi kandırmayacağız
  • Emekli ikramiyelerinin düşük olması sebebiyle, emekliye her aileden bir kişiye mahsus, devlet bankalarından sıfır faizli ev veya araç kredisi vereceğiz
  • Dul, yetim ve yaşlı maaşlarını artıracağız
  • Çalışanlarla ilgili yapılacak tüm düzenlemeler, katılımcı demokrasi ilkemiz gereği, tarafların mutabakatı ile olacak
  • Sendikalaşmanın, örgütlenmenin önündeki engelleri kaldıracağız
  • İnsan onuruna yakışır iş alanları açacağız
  • Sendikalı kamu görevlilerinin ücret kayıplarını gidereceğiz
  • Kamu çalışanlarının sendikal hakları; toplu sözleşme, grev ve lokavt hakkını içerecek şekilde yeniden düzenlenecektir
  • Kıdem tazminatı ve kazanılmış haklara dokunmayacağız
  • Kayıt dışı istihdamı kayıt içine alacağız
  • Her çalışanımızı “sosyal güvenlik” şemsiyesi altına alacağız, geçmişe dönük çalışmaya bakmadan, kayıt altına alınması için zaman tanıyacağız
  • İşverenin sosyal güvenlik prim katkıları yeniden düzenlenecektir
  • Sözleşmeli ve geçici çalışanlara kadro veya çalışma güvencesi sağlayacağız
  • Ucuz iş gücü değil, nitelikli iş gücü esas olacak
  • Ucuz emek sömürüsüne son vereceğiz
  • İşçileri köleleştirmeye yönelik 4/c gibi uygulamalar iktidarımızda son bulacak
  • Çalışma hayatında huzur bozan, ucuz ve sendikasız taşeron işçiliğinin üstünden haksız gelir elde edenler engellenecek, yandaş işveren uygulamaları son bulacaktır
  • Taşeron işçilerine sosyal güvenlik haklarının verilmesini sağlayıp, ücretlerini iyileştireceğiz
  • Basın emekçilerine (gazetecilere) 4 yılda 1 yıl yıpranma özlük hakkını geri vermek üzere yeni düzenleme yapacağız
  • “Türkiye Basın Meslek Odası”nı kuracağız
  • İktidarımızda astsubay meslek yüksek okulu mezunlarına emsali olan polis yüksek okulu, sağlık yüksek okulu gibi 9.derecenin 2. kademesinden başlayarak derece ilerlemesi yapılacak, astsubaylara kadrosuzluk ve diğer meslek tazminatları yansıtılacak, emekli astsubaylara kazanılmış bu hakların intibakı yapılacak, lisans mezunu astsubayların diğer kamu personelinin hakları gibi 1.derecenin 4. kademesine kadar ilerlemesi yapılacaktır
  • Uzman çavuşların haklarını koruyacağız veya başka kurumlara nakledeceğiz

Küçük Esnafımızın, Sanatkârlarımızın ve KOBİ’lerimizin Hakları

  • Küçük esnaf ve sanatkârların Sosyal Güvenlik Kurumu primlerini düşüreceğiz
  • Küçük esnaf ve sanatkârların kullandığı ürün maliyetlerini düşürecek politikalar uygulayacağız
  • Küçük esnaf ve sanatkârlara ucuz enerji kullanımı ve asgari geçim indirimi imkanı sağlayacağız
  • İsteyen her esnafa esnaf kredisi alımını kolaylaştıracağız
  • Yeni açılan işyerlerine destek vereceğiz
  • Küçük esnaf ve sanatkârların dev alışveriş merkezleri (AVM) karşında yok olmaması için rekabet şartlarını iyileştireceğiz
  • Yeni AVM’lerin şehir dışında açılması için düzenleme yapacağız
  • KOBİ istihdam politikamız “üretim odaklı” olacaktır
  • Yeni KOBİ’ler kuracağız. Hedefimiz, 1 milyon yeni KOBİ ve 5 milyon kişi için istihdam olanağıdır
  • KOBİ’lerin; vergilendirme, teşkilat, eğitim, dış ticaret, rekabet ve finansman konularındaki tüm sorunlarını giderecek ve gerekli teşvikleri vereceğiz
  • Bilgi ve teknoloji transferi yapmak ve kaliteli personel yetiştirmek için “KOBİ Birlikleri” kuracağız
  • İmalat sanayindeki KOBİ’lerimize Avrupa Birliği ülkelerinde yapılan oranlarda hibe desteği sağlayacağız
  • Organize tüzel kişilikler kurarak “KOBİ Organize Sanayi Bölgeleri”nin teşvik uygulamalarından faydalanmasını sağlayacağız
  • Dünya pazarlarından küçük esnaf ve sanatkârlarımızın pay alması için finans ve teknoloji alanında uzun vadeli kredi imkanı sağlayacağız ve ihracatı özendireceğiz

Tarımı Diriltecek Parti Biziz 

  • Ülke ekonomisinin omurgası tarımdır
  • Tarımda çiftçimiz fakirleşmiştir. Ürün fiyatlarının gerilediği, dışarıdan ithal edilen tarım ürünleri, et ve buğdayla, çiftçimizin yok edilmekte olduğu günler yaşıyoruz
  • Türkiye’mize ekip biçmeyi yeniden hatırlatacağız, traktörler yeniden işleyecek
  • İktidarımızda, Türkiye dünyanın tarım ekonomileri arasında en üst sıralara gelecek
  • Tarım ürünlerimizi dünyalılaştıracağız, dünya markaları haline getireceğiz
  • Tarımı modernize ederek yüksek verimliliğe geçeceğiz, verimliliği artırıcı ekonomik düzenlemeler yapacağız
  • Üretim girdilerindeki fiyat artışını indireceğiz, bütün girdilerde gübre, tohum, ilaç, mazot ve sulamada köylümüze tarım desteği vereceğiz, köye giren parayla köyden çıkan paranın dengesini sağlamak temel uğraşımız olacak
  • Fındık ve çay bugün siyasi bir malzeme olmuştur. Fındık ve çay üreticisinin serbest piyasanın insafsız şartlarına terk edilmesine karşıyız, gerekirse çiftçinin ürününü layık olduğu bedele çekecek, piyasayı düzenleyecek ve kurumları yeniden yapılandıracağız
  • Fındık politikasının uygulanmasında Fiskobirlik çok değerli tecrübe birikimine sahiptir. Bu gün ne yazık ki, Fiskobirlik ve kıymetli yatırımları çürümeye terk edilmiştir. Artık fındık üreticisi Fiskobirliğin koruyuculuğundan mahrumdur, tüccarın insafı ölçüsünde ekmek yemektedir. Fiskobirlik depolarındaki fındığı çürümeye terk etmeye hiç kimsenin yetkisi yoktur, olamaz, hesap soracağız.

Tarımda Tabandan Kalkınma

  • Tarımda tabandan kalkınma ve verim için desteklerimiz ülke çapına yayılacak
  • Tütün ve pancar kotalarını kaldıracağız
  • Ziraat Bankası’nı yeniden tarıma destek bankasına dönüştüreceğiz
  • “Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu”nu tabandan kalkınma hedefimiz doğrultusunda yeniden yapılandıracağız
  • Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) göre değil, üretilen ürüne destek vereceğiz
  • Yeniden destekleme alımları yapacağız
  • Çiftçimizin kullandığı mazottan ÖTV’yi kaldıracağız, KDV oranını düşüreceğiz, tarımdaki mazotun litresi her hal ve şartta 1,5 TL’yi aşmayacak
  • Kamyon ve tır taşımacılığında mazot daha ucuz olacak, kamyon esnafımızın mazotundan ÖTV’yi almayacağız
  • ÇKS’ye kayıtlı çiftçiden mazot vergisinin yarısı alınacak
  • Gübreyi % 50 oranında devlet sübvanse edecek
  • Çiftçimize üretim ve satış aşamasında destek olan 17 adet Tarım Satış Kooperatifleri Birlikleri; Antbirlik, Çukobirlik, Fiskobirlik, GAPbirlik, Gülbirlik, Güneydoğubirlik, Karadenizbirlik, Kayısıbirlik, Kozabirlik, Marmara Birlik, Tariş İncir Birliği, Tariş Üzüm Birliği, Tariş Pamuk Birliği, Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği, Taskobirlik, Tiftikbirlik ve Trakyabirlik her türlü tedbir alınarak desteklenecek
  • Tarım gelirlerinin kayıt altına alınması için “4572 sayılı Tarım Satış Kooperatif ve Birlikleri Hakkında Kanun”u yeniden düzenleyeceğiz
  • Ürün fiyatlarını tarım sektöründeki üretim birlikleri ve kooperatifleri ile birlikte belirleyeceğiz
  • Kooperatifçilik, küçük işletmelerin pazar paylarının korunması ve genişlemesi için elzem olan bir modeldir. Sermayenin orta sınıfa açılarak yayılmasında bütün orta sınıf politikalarında vazgeçilmesi mümkün olmayan bir kaynaktır. Türkiye’nin bu konuda oldukça gelişmiş tecrübesi ve modelleri vardır. Biz, tarım kesiminde küçük ve orta boy işletmelerde kooperatifçiliğe geniş ölçüde yer ve teşvik vereceğiz
  • Tarımdaki iş gücü kaybını azaltarak, kırsaldaki insanımızın kentlere göç etmesini önleyecek, kent yoksullarını azaltacağız
  • Tarım hayatımızda parçalanmış ve işletmeye elverişli olmayan küçük toprakların toplu hale getirilmesine hız vereceğiz, böylece makineli tarıma geçmek ve ürün artışı sağlamak mümkün olacaktır
  • Süt besiciliğine, süt inekçiliğine faizsiz kredi vereceğiz
  • İklim değişikliğinin etkilerine uyumlu olan alternatif ürünleri destekleyeceğiz
  • Tarım ve tarıma dayalı sanayi sektöründe suyun verimli kullanımı yönünde yenilikçi teknikleri ve teknolojileri ülke çapında yaygınlaştıracağız
  • Zeytinyağı ve pamuk üretimi için prim miktarlarını üretim yılı öncesinden açıklayacak ve prim ödemesini peşin yapacağız
  • Narenciye ve tarım ürünlerinde kooperatiflere ve birliklere ağırlık vereceğiz
  • Çiftçilerin ziraat bankasına, tarım kredi kooperatiflerine borçlarını yeniden yapılandıracağız
  • Küçük çiftçi, sadece kredi işlem masraflarını ödeyecek
  • Çiftçinin aldığı banka kredilerinin banka faizleri kaldırılacak
  • Birleşik tarım-sanayi tesislerini arttıracağız
  • Merdiven altı tarım üretimi engelleyeceğiz
  • Kırsal alanda piyasa şartlarına dayalı uygun üretim imkanları yaratacağız
  • Tarıma dayalı sanayi ve beraberindeki hizmetler sektörünü kırsal ekonominin bir parçası haline getirmek için birliklerin güçlendirilmesini esas alan yeni bir örgütlenme modeli uygulayacağız
  • Çiftçimizin dış pazarda rekabet edebilmesi için kaliteli tohum ve kaliteli ilaç kullanmalarına destek olacağız, ''Tarım Kredi Kooperatifleri”ni kaliteli girdileri çiftçilere ucuza sağlamaları için güçlendireceğiz
  • Tarım sigortaları uygulamalarını iklim değişikliğinden etkilenen tarım ürünlerimiz için yeniden düzenleyeceğiz
  • Tarımda su isteyen tohumlardan kuraklığa dayanıklı mahsullere geçişte destek vereceğiz
  • Akarsu, göl, gölet, barajların özelleştirilmesi için sulama birlikleri mevzuatını bozan girişimlere “dur” diyeceğiz
  • Sulama birlikleri yeniden yapılandırılacak, tarımda kullanılan su ücretsiz olacak
  • Sulama ve ihracat yapan çiftçilerimize pompalarında indirimli elektrik için sübvansiyon uygulanacak 
  • Büyükşehir belediyeleri mücavir alanlarındaki tarım arazilerinin üzerindeki emlaktan “emlak vergisi” alınmayacak

Pancar Düşmanlığına Son Vereceğiz

  • Şekerpancarı ekim alanlarını sınırlandırmayacağız
  • Şekerpancarı üretim alanlarını iklim etkilerine uyumlu teknikler kullanarak geliştireceğiz
  • Şeker tadındaki yapay şekere dur diyeceğiz
  • nişasta bazlı şekerle (NBŞ), tatlandırıcılarla halkımızın sağlığını tehlikeye atmayacağız, yeni nesil çocuklarımızın geleceğini köreltmeyeceğiz
  • Mısıra dayalı tatlandırıcı üretimini AB ve ABD’deki sınırlara çekeceğiz
  • Pancardan elde edilen etanol üretimini ülke çapında yaygınlaştırmak için destek vereceğiz

Dölsüz Tohum İle Tarım Yapmayacağız

  • Yapısı değiştirilmiş, döl vermeyen (hibrit) tohumların ve GDO’lu tohumların saltanatına son vereceğiz, yeniden yerli tohumumuzla tarım yapacağız, yerli tohumları sonuna kadar teşvik edeceğiz ve destekleyeceğiz
  • Tarlalarımız uluslararası şirketlerin olamaz
  • Güdümlü kanunlarla köylünün, çiftçinin ekmeğiyle, insanımızın sağlığı ile oynayan, üreticisini tohumda dışa bağımlı duruma getiren uygulamaları durduracağız, uluslararası firmaların yerli tohumları ortadan kaldırmasına yol açan yasaları değiştireceğiz
  • Bitki hastalıklarına, kara iklimine dayanıklı ve Anadolu’yu yüzyıllarca doyuran yerli tohumlarımızın neslinin bitirilmesine izin vermeyeceğiz
  • Yurdumuzun tohumlarına göz diktirmeyeceğiz, küresel tohum firmalarının yerli tohumlarımızın patentlerini almasına, Pazar imkanlarını kısıtlamasına, satışının yasaklanmasına dur diyeceğiz
  • Yerli üreticimize soru sorulmadan üretimin çeşidini değiştiren teslimiyetçi uygulamaları durduracağız
  • Gelişmiş ülkelerin, tohumların genleri ile oynayıp bizim toprağımızda hibrit tohumlar üreterek milli pazarımıza hâkim olma gayretlerine hayır diyoruz
  • Çiftçimiz verimi yüksek diye, dışarıdan gelen tohumlarla artık kandırılmayacak, Türkiye’de yetiştirilen hibrit tohumlarını sıkı denetleyeceğiz
  • Yerli tohumların tescilini tohum yasası kapsamına alacağız
  • Üreticimizin her yıl tohum ithaline ödediği büyük miktarlardaki dövizleri milli çıkarlarımız için geri döndüreceğiz
  • Yağlı tohumlar için primleri arttıracak, bu ürünlerin üretimini biodizel yatırımları için teşvik edeceğiz
  • Yağlı tohumun ürünleri için prim miktarlarını üretim yılı öncesinden açıklayacak ve prim ödemesini peşin yapacağız

Hayvancılığımız

  • İnsanımıza etin en pahalısını yedirmeyeceğiz
  • Halkımızı kurban bayramlarında ithal hayvan sıkıntısına düşürmeyeceğiz
  • Ülkemizi hayvansal ürün ağırlıklı bir yapıya hızla dönüştüreceğiz
  • Damızlık düve işletmeciliğine öncelik vereceğiz, sektörel olarak yığınlaşmanın ve uygun teknik koşulların bulunduğu il ve bölgelerde “Damızlık Hayvan Borsaları” kuracağız
  • Et Balık Kurumu’nu, Süt Endüstrisi Kurumu’nu ve Yem Sanayi’ni yeniden eski güçlerine kavuşturacağız
  • Hayvancılıkta koyunculuğu ölçek işletmeciliğine ve mera sonrası işletmeciliğine dönüştüreceğiz, böylece rekabet gücünü ve karlılığı arttıracağız
  • Süt fiyatı daima, yem fiyatından yüksek olacak
  • Süt ve et besiciliğine düşük faizli kredi vereceğiz, kredilerin amacına uygun kullanılması için gerekli tedbirleri alacağız bütün bunlar yapılmadığı için bugün, yabancı çiftçileri besliyoruz ve destekliyoruz
  • Bu iktidarın bilgisizce yürüttüğü keçi düşmanlığına son vereceğiz
  • Yaylalarımızı, meralarımızı yeniden canlandıracağız
  • Arıcılığı ve bal üretimini destekleyeceğiz
  • Hayvan atıklarımızı katma değerli ürünlere dönüştüreceğiz, düşük maliyetli ve işletmesi kolay biyogaz tesislerini yaygınlaştıracak, köylerimizin ısıtmasında kullanacağız

Tarımda Açlığı Yok Edeceğiz, İnsanımızın Gıda Güvencesini Sağlayacağız

  • Türkiye’nin “ekilmeyen toprağa para veren ülke” olmasını engelleyeceğiz
  • Birinci ve ikinci sınıf tarım topraklarını gıda güvencesi için mutlaka koruyacağız, bu alanların tarım dışı amaçlarla kullanımına izin vermeyeceğiz 
  • “Yeminli gıda müşavirliği” sistemine geçerek, halkımızın güvenilir gıdaya erişme hakkını koruyacağız
  • Yerli çiftçimiz gıda sanayimizin lokomotifi olacak
  • Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) işlevini yeniden güçlendireceğiz
  • Yemeklik yağı, eti, buğdayı, mısırı, şekeri dışarıdan alarak, milyarlarca dolar ödeyip, kendini besleyemez hale gelen ülkemizi dışa bağımlılıktan kurtaracağız
  • İşlenen tarım alanlarımızın % 3,5’unu oluşturan ve yüksek katma değeriyle doğrudan ve dolaylı yoldan 10 milyon kişinin geçimini sağlayan zeytincilik sektörünü koruyacağız
  • Zeytinimizi ve sektörün rekabet gücünü yok eden politikalara dur diyeceğiz
  • Sebebi ne olursa olsun zeytin ağaçlarının kesilmesine ve zeytin alanlarının daraltılmasına karşıyız
  • Zeytin üreticiliğimiz iktidarımızda dünyada ilk üçe girecek
  • İktidarımızda, nara yağacağımız yeni teşviklerle dünyanın ulaşamayacağı kalitede ve dünyanın en çok tüketilen nar türüne sahip olacağız
  • Seracılığı geliştirmek için tüm altyapı hizmetlerini hızla gerçekleştireceğiz

Organik Tarıma Bakışımız

  • Yerli tohumlara organik tarımda ülkemizin iç üretim ve tüketim gerçeklerine göre destekleme yapacağız
  • Başta nar, incir, pamuk, kuru üzüm olmak üzere, organik ürünlerimizin ihracatını geliştireceğiz
  • Zerun, kırik, şigon buğday gibi yerel buğday çeşitlerimiz ve tuza ve kuraklığa dayalı ırkları için organik buğday üretimini teşvik edeceğiz
  • Yerel yem bitkilerinin yok olmasına izin vermeyeceğiz, yem bitkilerini yerinde koruyacağız, üretimini arttıracağız ve organik ürün pazarına sokacağız
  • Organik gübre üretimini ve ihracatını geliştirme yönünde destekleme yapacağız Organik tarım üreticileri için her ilde “organik tarım pazarları” açacağız

Kırsal Kalkınmada “Doğa Dostu Tarım”
Önceliğimiz Olacak

  • Tarımda üretkenliğimizi ve gıda güvencesini su kaynaklarımızı koruyarak sağlayacağız
  • Tohumumuzu ve toprağımızı koruyarak doğal üretime yöneleceğiz
  • Tarımdaki iş kaybını doğa dostu tarım uygulamaları ile kapatacağız
  • Tarımda vahşi sulamayı gerekli eğitim çalışmaları ile faydalı sulama sistemlerine çevireceğiz, damla ve yağmurlama sulama yatırımlarını öncelikle birinci ve ikinci sınıf tarım topraklarında çoğaltacağız
  • İntensif sulu tarımda ve kurak bölgelerde suyun tasarruflu kullanılması için damla sulama sistemlerini teşvik edeceğiz
  • Zirai mücadelede yasak ilaçların kullanılmaması için güçlü bir denetim mekanizması kuracağız 
  • Tarımda biyoteknoloji, biyogüvenlik, tohum ıslahı ve üretimi, tescil ve sertifikasyon alanlarında bilimsel çalışmaları yürüten “Tarım Bilim Akademisi”ni kuracağız
  • Tarımda verimliliğin artması için toprak ve su kaynaklarının korunmasında yeni bir kurum oluşturacağız
  • Balık çiftliklerinin yer seçimini, balıkçılık ekonomisi ve yöre insanının geçim kaynaklarını dikkate alarak ve çevresel kriterler doğrultusunda yapacağız
  • Balıkçılıktaki mazot 1tl’nin altına çekilecek
  • Kültür balıkçılığına özel yörelerde teşvik vereceğiz

GDO Politikamız

  • Tohumlarımızın genleriyle oynatmayacağız, GDO ve GDO’culara teslim olmayacağız
  • GDO’lu tohumlara alternatif olarak, yerli bitki tohumlarımızı toplayacak ve her coğrafi bölgede iklim ve toprak şarlarına uyan “yerli tohum bankaları” kuracağız
  • Gümrüklerden GDO’lu ürünlerin serbestçe geçişine izin vermeyeceğiz
  • GDO’ya meşruiyet sağlamak için çıkarılan tüm yasaları değiştireceğiz

Sanayi Politikamız

  • Devlet yönetiminde meslek kuruluşları ile sıkı bir işbirliği ve bilgi alışverişinde bulunarak kararlarımızı oluşturacağız. “Herşeyi ben bilirim” diyen politikalarla devlet yönetimimiz lüzumsuz kayıplara uğramaktadır. Esnaf teşkilatımız, ticaret, sanayi ve denizcilik odalarımız yılların tecrübesi ile her türlü projeye katkı sağlayacak güçtedir. Biz Türkiye’nin her yıl kırdan şehre göçen, 8,5 yıldır şehirlerin etrafındaki gecekondu kemerlerini kalınlaştıran, yoksulluk sınırının altında yaşayan insanlarımızı üretici haline getireceğiz. Bunun için büyük sanayi tesislerinin gerçekleşeceği bir plan ve programı uygulamaya koyacağız. Gerekirse, devletin ve özel sektörün ortak olacağı işsizliği emecek dev sanayi projelerini hayata geçireceğiz. Biz, donmuş, katı görüşlerden uzak, ülke ihtiyaçlarına göre çare üreten bir parti geleneğine sahibiz. Üreten, ihraç eden Türkiye’yi gerçekleştirmek hedefimizdir
  • Sanayi sektörünün ihtiyaç duyduğu alt yapı yatırımlarını organize sanayi bölgelerinde geliştireceğiz
  • İhracata dayalı büyüme ve kalkınma modelimizle sanayi üretiminde çeşitliliği sağlayacağız
  • Sanayi sektöründe sabit kurlu döviz uygulaması yapılacak
  • Küçük ve orta ölçekli sanayiler ve işletmeler ülkemizin sanayisinin bel kemiğidir
  • Küçük ve orta ölçekli işletmelerin tekrar ekonominin motoru haline getirilmesi için gerekli tüm ekonomik ve finansman tedbirlerini süratle alacağız
  • KOBİ’lerimizin sermayeye erişimlerinin sağlanması önceliğimiz olacak. bunun için Kredi Garanti Fonu’nun (KGF) öz sermayesini güçlendirecek, KOSGEB teşviklerini yaygınlaştıracak ve KOSGEB’in yapısını geliştireceğiz
  • KOBİ’lerimizin üzerindeki SGK primlerini yarı yarıya düşüreceğiz
  • Siyasi yönetim devlete olan güveni zayıflatacak, sarsacak bütün davranışlardan dikkatle uzak durmalıdır. Bunun da ölçüsü kanun hakimiyeti ve hukuka mutlak saygıdır. Her vesile ile parti, zümre, akraba, soy, sop ilişkisi uğruna kararlardan dönülemez. Devlet hayatında kararlardan dönmenin tek gerekçesi olabilir: Milli Menfaat. Bunun dışında yapılan bütün değişiklikler siyaset kurumuna olan güveni bitirdiği gibi, devleti de yaralar. İşte bu genel prensiplerin ışığında, İstanbul döküm sanayicilerinin yaşadıkları çileli hayatı kabul etmek mümkün değildir. Sanayicilerin iş yerleri değişecekse, konu milli menfaat ölçüsü ile ele alınır ve kesin kararlara uyulur. Diğer meslek kolları içinde var olan dökümcülere reva görülen haksız uygulamalara biz son vereceğiz
  • Savunma sanayimizi % 100 yerli yapmak temel hedefimizdir, bu maksatla savunma sanayinde ara malı üreten KOBİ’lere özel teşvikler uygulayacağız
  • Yeni savunma sanayi fabrikalarını geri kalmış ve göç veren illerimizde kuracağız
  • Özerk, liberal, çok uluslu, çok sektörlü, vergiden muaf “özel ekonomi bölgesi” kurulacak
  • Özel ekonomi Bölgesi’nin bünyesinde imalat, ihracat, yüksek teknoloji (hi-tech) yatırımları, lojistik ve turizm hizmetleri yeralacak, bölgede nitelikli işgücü istihdam edilecek
  • Türkiye lojistik üssü olacak

Ulaşım Politikamız

  • Türkiye’nin lojistik altyapısı (yollar, limanlar, havaalanı, tren yolu) en kısa zamanda geliştirilecek 
  • Üç tarafı denizlerle çevrili bir coğrafyaya sahip olmamıza rağmen yanlış politikalar sonucu uluslararası deniz taşımacılığında hak ettiğimiz yeri alamadık. Uluslararası deniz taşımacılığı alanında daha fazla yer alabilmek için öngörülecek yeni bir vizyonla gemi inşa politikası ve tersanelerin durumu gözden geçirilecek
  • Lojistik hizmetler için limanlarımızda alt yapı güçlendirilecek, yükleme ve boşaltmalar süratlendirilecek ve böylece Türkiye; Orta Doğu ülkelerine gidecek yükler için gemilerin tercih ettiği transit ülke haline gelecektir
  • Özellikle “özel ekonomi bölgesi” kurulacak olan bölgede, bütün dünya gemilerinin aktarma limanı olarak kullanılabileceği bir liman yapılacak, taşımaların yaklaşık % 95’nin karayolu ile yapıldığı dikkate alınarak, özellikle uzun mesafeli uluslararası taşımalarda denizyolu – demiryolu kombine taşıma sisteminin geliştirilmesi yönünde altyapı yenilenecek
  • Denizcilik Bakanlığı kurulacak

Enerji Politikamız

  • Enerji politikamızın temel hedefi, dışa bağımlılığı en aza indirmek ve ülkemizin enerji güvenliğini rekabetçi şartlarda sağlamaktır
  • Atılan yanlış adımlar sebebiyle oluşan doğalgaz ve petroldeki dışa bağımlılığı azaltacağız
  • Fosil yakıtları çevre dostu teknolojilerle kullanacağız
  • Mevcut termik santrallerin rehabilitasyon gerçekleştirme sürelerini hızlandırıcı teşvikler vereceğiz
  • Yerli linyit, kömür ve biyokütle yakan, temiz ve verimli teknoloji kullanan termik santralleri yerli mühendislik ve yerli tasarımlarla inşa edeceğiz, bu santralleri yerli personel ile işleteceğiz
  • Nükleer enerji politikamızın temeli, halkımızın güvenliği ve doğanın korunmasıdır. Sağduyulu halkımız ülkemizin gelişmesi için enerjiye, elektriğe ne kadar ihtiyaç olduğunu bilmektedir. Türkiye’nin dışa bağımlı pahalı enerji kullanmasını, enerji arz güvenliğimiz açısından kabul edemeyiz
  • Ülkemizin toprak altı zenginliklerinden kömür başta olmak üzere gelişmiş teknolojileri uygulayarak faydalanacağız
  • Dünya rezervlerinin % 75’i ülkemizde olan zengin bor yataklarını verimli kullanmak için devlet desteği ile gerekli enerji tesisleri kurulacak
  • Enerji arz politikalarında enerji verimliliği yatırımlarına özel bir yer vereceğiz
  • Temiz enerji kaynaklarını değerlendirmek enerji politikamızın önceliğidir, toplam enerji üretimi içerisindeki temiz enerji payını arttıracağız
  • Her coğrafi bölgeye “temiz enerji ve enerji verimliliği merkezi” kuracağız
  • Güneş ve rüzgârın yanısıra, jeotermal, biyomass gibi temiz enerji kaynaklarına dair yatırımlara destek vereceğiz
  • Rüzgâr enerjisi sektörünü güçlendirerek rüzgâr enerjisi potansiyelimizi çağdaş teknolojilerle sonuna kadar kullanacağız
  • Güneş enerjisinden elektrik üretmek için mevcut teşvikleri arttıracağız
  • Güneş enerjisini toplu konutlarda ısınma ve elektrik temini için yaygınlaştıracağız
  • Hidroelektrik santral (HES) yatırımlarını, temelde çevreci bir yaklaşımla sosyal ve ekonomik koşulları dikkate alarak, yeni metodolojiler ve analiz kriterleri ile havza bazında planlayacak ve uygulayacağız
  • HES potansiyelimizi güncel yağış-su rejimi, iklim değişikliği senaryolarına bağlı yağış-su rejimi senaryoları, uluslararası düzeyde kabul görmüş ekosistem ve biyoçeşitlilik koruma kriterleri, entegre havza yönetimi kriterleri, şehirlerin artan su ihtiyacı, değişen tarımsal üretim–sulama ihtiyaçları gibi faktörlere göre yeniden belirleyeceğiz
  • HES’lerin zeytincilik alanları, üzüm bağları gibi değerli tarım alanlarında yanlış planlanmasına dur diyecek, doğayı ve ekonomiyi baltalamayacağız
  • Madencilik sektöründe yatırımları sürdürülebilir kalkınma anlayışı doğrultusunda teşvik edeceğiz, maden mevzuatında çevre duyarlılığı olmayan düzenlemeleri yeniden ele alacağız
  • Hidrojen enerjiyi açığa çıkarmak, özellikle toplu taşımada ve ısınmada kullanmak üzere yasalarda ve kurumlarda gerekli düzenlemeleri yapacağız
  • Enerji tasarrufu potansiyeli yüksek olan tekstil, çimento ve demir-çelik sektörümüzde enerji tasarrufu projelerini öncelikle uygulayacağız
  • KOBİ’lerin enerji verimliliği projelerinin Türk bankaları kanalıyla finanse edilmesini teşvik edeceğiz

Turizm Politikamız

  • Turizm sektöründe döviz gelirlerini arttıracağız
  • Otel işletmeciliğinde KDV % 3 olacak
  • Turizm sektöründe çeşitlilik esas olacak, büyük potansiyele sahip sağlık ve termal turizmini destekleyeceğiz, kongre turizmi ve fuarcılığı yaygınlaştıracağız, gemi turizminin altyapı eksikliklerini tamamlayarak güçlendireceğiz
  • Turizm bakanlığı ayrı bir bakanlık olacak
  • Turizm sektörüne en büyük zarar kendi mensupları tarafından verilmektedir. Dışarı ile yapılan görüşmelerde devamlı bir biçimde fiyat düşürülmesi yapılmakta, bazı yıllar sektör maliyetini zor karşılamaktadır. Bu devamlı fiyat kırma politikasına son verilmesi için, pazarlamanın bakanlık gözetiminde bir kuruluş tarafından yapılması sağlanacaktır. Biz bu konuda bütün düzenleme tedbirlerini uygulamaya koyacağız
  • Turizme yapılacak teşviklerle tur operatörlerinin sıkıntılarını gidereceğiz
  • Turizm sektöründe öncelikle işsiz gençlerimizin istihdamı için yeni düzenlemeler yapacağız

Sağlık Politikamız

  • İktidarımızda herkese eşit, ulaşılabilir ve kaliteli sağlık hizmeti verilecek
  • Sağlık alanında temel politikamız sosyal güvenlik haklarını genişletmektir.
  • Sağlık açısından sosyal güvencesi olmayan 12 milyon insanımız başta olmak üzere tüm vatandaşlarımız sağlık sigortası kapsamına alınacak
  • İnsanımız, istediği doktor, hastane ve sağlık kuruluşunda muayene olacak ve eczaneden ilaçlarını alacak, bu hizmetlerin karşılığında hiçbir ücret ödemeyecek ve hiçbir katkı payı alınmayacak
  • Tedavi hizmetlerinin yanında temel sağlık hizmetlerine de gereken önem verilecek, sağlık ocağı ve sağlık evi sayıları arttırılacak, yeterli ve kaliteli hizmet sağlanacak
  • Günümüzde ülkelerin kalkınmışlıklarını belirleyen ve halen ülkemizde kötü durumda olan bebek ölümleri, anne ölümleri ve ortalama ömür gibi sağlık verileri çağdaş ülkeler seviyesine çıkarılacak
  • Diş hekimleri için “özel”den hizmet alımını sağlayacağız
  • 90’lı yıllarda partimiz tarafından uygulamaya konulan “yeşil kart” günümüz şartlarına uygun hale getirilecek. “yeşil kredi kartı” uygulamasını getireceğiz. Yeşil kredi kartları sağlık sigorta kartı görevini görecekleri gibi, kart sahibinin sağlığı ile ilgili önemli bulguları da içerecek
  • İşsiz kalan vatandaşlarımız 100 gün boyunca önkoşulsuz ve ücretsiz olarak sağlık hizmetlerinden yararlanacak düşürülecek
  • Yerli ilaç sanayimizi geliştireceğiz, bu maksatla temel kimya sanayimizi kuracağız ve güçlendireceğiz
  • Stratejik sektör olması sebebiyle yerli ilaç endüstrisi korunacak, teşvik edilecek ve ilaç fiyatları düşürülecek

Çevre Politikamız

  • Gelecek nesillere yeşil ve yaşanabilir bir ülke bırakacağız
  • Ormanların, biyolojik çeşitliliğinin ve doğal değerlerin sadece ekonomik büyüme uğruna feda edildiği uygulamalar durdurulacak
  • Binlerce yıllık tabiat varlıklarımızın, kültür ve tarihi mirasımızın siyasi çıkarlar uğruna yok edilmesine izin vermeyeceğiz
  • Su kaynaklarının doğru yönetilmesi ve suda her türlü israfın önlenmesi için “Su Kanunu”nu hemen çıkaracağız
  • Su havzalarındaki kaçak yapılaşmayı önleyeceğiz
  • “Orman Bakanlığı” ayrı bir bakanlık olarak ihdas edilecek
  • Doğa çöplük değildir, atık servettir. Daha az atık üreten projeleri ve atık geri dönüşüm projelerini desteklemek önceliğimiz olacak
  • Sel, kuraklık, taşkın, orman yangınları gibi afetlere sebep olan yanlış planlamalara ve rant sağlamak amacıyla verilen imar izinlerine dur diyeceğiz
  • Denetimde başıboşluğa son vererek, çevre ve iş güvenliği felaketlerini önleyeceğiz
  • Türk özel sektörü için “Çevre Yatırımları Stratejisi ve Eylem Planı”nı hazırlayacağız
  • Kimya, boya, plastik, deri ve tekstil, çimento gibi çevre kirliliği açısından önemli olan sektörlerin Avrupa Birliği’ne çevre uyum maliyetlerini tek tek hesaplayacak, özel sektörümüzle bu maliyetleri karşılamada işbirliği yapacağız
  • Özel sektörümüze, çevre yatırımlarında kademeli olarak vergi muafiyeti getirerek, sanayicimizin çevreci uygulamalarına destek vereceğiz
  • Çevre yatırımlarında rekabetin korunması için güçlü bir çevre denetim mekanizması kuracağız
  • “Türkiye Yeşil İş Stratejisi”ni hazırlayacağız, çevreyi bir iş meselesi olarak gören şirketlerin bu konudaki yenilikçi projelerini destekleyeceğiz
  • Ülkemizin yabancı arıtma teknolojilerine bağımlılığını azaltacağız
  • Belediyelerin atık su ve katı atık yatırımlarını teşvik edeceğiz
  • Kentlerimizin içme suyu ve kanalizasyon altyapısını asbestli borulardan kurtaracağız
  • Hayvan hakları ile ilgili yatırımları öncelikle ele alacağız

Gerçekçi Bir İklim Değişikliği
Politikası Uygulayacağız

  • Türkiye’nin gönüllü karbon piyasasını genişleteceğiz
  • Ülkemizin 2012’den sonra zorunlu karbon piyasasına geçmesini sağlayarak dünya karbon piyasalarına katılımını güçlendireceğiz
  • İklim değişikliğinin etkileri kalkınma politikalarımızın biçimlenmesinde mutlaka dikkate alınacak
  • “Düşük Karbon Ekonomisi’ne geçişte Türkiye’nin rotasını biz belirleyeceğiz, bunun için idari, hukuki, finansman ve teknoloji alanlarında altyapıyı oluşturacağız
  • Orman alanlarının korunması en etkin iklim değişikliği mücadele yöntemimiz olacak
  • Ormancılık sektörümüzü dünya karbon piyasasında güçlü hale getireceğiz
  • Ormancılık projelerinin sayısı ve bunlar vasıtasıyla kazanılan karbon gelirleri önemli bir düzeye ulaştığında “Ormancılık Karbon Fonu”nu oluşturacağız.
  • Ormancılık Karbon Fonu’nu karbon gelirlerini ormancılık projelerinde kullanılacak bir döner sermaye olarak büyüteceğiz
  • Ormanlarımızın karbon kredilerindeki payının arttırılması için özel sektörümüzün orman koruma projelerine teşvik vereceğiz
  • Ülke çapında modern enerji ormanları oluşturacağız, biokütle santralleri kurarak, enerji açığımızın azaltılmasına katkı sağlayacağız

Eğitim Politikamız 

  • Okullarımızda milli, manevi, insanı değerleri özümsemiş, tarih ve milli şuuru güçlü, hür fikri olan ve bilim zihniyetine ulaşmış gençler yetiştirmek ana hedefimizdir.
Sayfayı Paylaş: