Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Gediz ve Simav’da Başbakan Erdoğan’a meydan okudu: ( 11.05.2011 )
“Çık karşıma tartışalım, istediğin konuda tartışalım.”
“Mesela, dini çok iyi bildiğini zannediyorsun ya.. Gel dini konuları da tartışalım, gel ekonomiyi tartışalım, gel devlet yönetimini tartışalım. Gel bakalım vatandaşlarımız görsün. Seni de görsün, beni de görsün. Sen istersen önüne Amerikan vatandaşı olan danışmanlarının yazdığı yazıyı cama bakarak oku, ben de canımdan ve yüreğimden okuyarak gel tartışalım diyorum. Meydan okuyorum, çıkın karşıma diyorum. Eninde sonunda çıkacaksın.”
(DP Basın Merkezi - 11 Mayıs 2011) Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Gediz ve Simav’da Başbakan Erdoğan’a meydan okudu: “Çık karşıma tartışalım, istediğin konuda tartışalım.”
Milletvekili adaylarının tanıtımı için Kütahya’nın Gediz ve Simav ilçelerine gelen Zeybek, ilk olarak İl Başkanlığı’nın Gediz’de düzenlediği kapalı salon toplantısında konuştu. Namık Kemal Zeybek konuşmasında, AKP’nin, dönemin ABD Başkanı George Bush'un isteği doğrultusunda kurulduğunu belirtti ve bu konuda şunları söyledi:
“Değerli yoldaşlarım, çok açık söyledim şu ana kadar bana cevap vermediler. Zaten bana cevap vermekten korkuyorlar. RTE beni takip etmek üzere iki bakan görevlendirdi. Ben hangi televizyona gitsem arkasından onlar gidiyor ve Namık Kemal Zeybek’i televizyona çıkarmayın diyorlar. Peki, korkunun ecele faydası olur mu? RTE gerçek rakibinin Namık Kemal Zeybek ve Demokrat Parti olduğunu biliyor da o yüzden ilk mitingini benim memleketim olan Bayburt’ta yaptı. Ama Allah’a şükür biz onun mitinginden bütün taşıdığı kalabalığa rağmen Bayburt’lularla yaptığım mitingde iki misli topluluk topladık, yüz misli coşkuyla da onlara cevabını verdik.
“Erdoğan’a hodri meydan”
Adamlarına diyor ki, ‘Namık Kemal Zeybek’e cevap vermeyin, onunla tartışmaya girmeyin.’ Ben kendisine söylüyorum, diyorum ki; istediğin yerde topluluğu sen topla. Senin oğulcuğunun gemisinde de olabilir toplantı. Senin damatçığının televizyonlarında da olabilir, hani peşkeş çektin ya.
Çık karşıma tartışalım, istediğin konuda tartışalım. Mesela, dini çok iyi bildiğini zannediyorsun, ya da başkaları zannediyor. Diyorum ki, gel dini konuları da tartışalım, gel ekonomiyi tartışalım, gel devlet yönetimini tartışalım. Gel, vatandaşlarımız görsün. Seni de görsün, beni de görsün. Sen istersen önüne Amerikan vatandaşı olan danışmanlarının yazdığı yazıyı cama bakarak oku, ben de canımdan ve yüreğimden okuyarak tartışalım diyorum. Meydan okuyorum, çıkın karşıma diyorum. Eninde sonunda çıkacaksın.
Bakınız kendisini dindar olarak satmaya çalışan bu insan, dini konularda neler söylüyor. İstanbul’da bir top sahasını 600 milyon vererek açtı. O açılıştı açlık çeken, açlığını bastırmak için kendisini top sahalarına atan, esnaf iken dükkânını kapatan, işçi memur, emekli iken vermediği zamlar yüzünden sefalet içinde olan kredi kartlarına ödeyemeyen insanlar gittiler, onu ıslıkladılar ve yuhaladılar. Onlara şöyle cevap verdi, ‘Bu top sahasını yaparken bunda bir Allah kurşu bile yok hepsini ben verdim’ hâşâ, sümme hâşâ demek ki, kuruşlar ikiye ayrılıyor birisi Allah kuruşları birisi Recep Tayyip Kuruşları. Bunun adına düpedüz İslamiyet’te şirk denilir, müşrifliktir bu ama nereden bilecek. Çünkü o imam Hatip’te okurken kaçıp kaçıp top oynarmış, onun için elbette ki, bilemez. Bilsin bilmesin ama ne yazık ki, böyle bir insan getirildi, AKP diye bir parti kuruldu ve PKK’nın yapamadığını AKP’ye yaptırtmak için iktidara getirildi.
“Türkiye’yi AKP bölebilir”
Açık söylüyorum, Türkiye’yi PKK bölemedi ve bölemez. Türkiye’yi eğer biran önce oradan indirmezsek AKP bölebilir ve yandaşları bölebilir. Maalesef Türkiye bölünme tehlikesinin, uçurumunun tam kenarına bu iktidar tarafından getirilmiştir. Nasıl mı getirilmiştir? Güneydoğu halkımız yanında devletten daha güçlü olarak, eşkıya başını göstermek için devlet terörist başıyla pazarlık yapıyor sözü bütün televizyonlardan duyulmuştur. Bütün güneydoğu halkı düşünüyor, acaba devlet mi güçlü, terörist başımı güçlü, kimin yanında yer almak lazım. Bununla yetinmedi Türk açılımı adı altında PKK açılımı yaptı. Teröristler Habur’dan davul zurnayla girdiler, ayakta karşılandı. Devletin savcıları ayaklarına gönderilerek. İşte o zaman Güneydoğu halkımız devletten umudunu kesti ve PKK ne derse onu yapar hale getirildi. Maalesef bu hale getirildi.”
“Amerika bu iktidara birtakım görevler verdi. O görevleri de adım adım yapıyorlar. Başbakan RTE.. Kimdir bu RTE? Başbakan Recep Tayyip Erdoğan. Sayın RTE, (Ben Bütün Ortadoğu'nun eş başkanıyım) dedi. Ben de o zaman, 'geçiniz, sen eş başkanı değilsin, peş başkanısın’ dedim. Anladım ki, Türkiye'yi şeytani güçlere peşkeş çeken başkanmış. Bush'un eş başkanı. Atlantik ötesinden gelen Bush'un eşkıyalarının Irak'ı bombalaması sırasında suçsuz insanı, 4 bin 800 uçakla Türkiye üzerinden bombalattılar. Başbakan şimdi başkanlık sistemi istiyor. Bu ülke adım adım bölünmeye gidiyor. Bu iktidar demokrasiyi ortadan kaldırırken, Cumhuriyet'in, Atatürk'ün, Demokrat Parti'nin, Türkiye'nin bütün kazanımlarını peşkeş çekerken, özelleştirme adı altında ülkeyi mahvederken, Meclis'teki iki parti sadece tiyatro oynuyor, artistlik yapıyor. Şeytani güç Amerika'nın Türkiye'de kurdurduğu iktidara oy vermeyin''
“Simav mitingi..”
Namık Kemak Zeybek, Simav’da Cumhuriyet Meydanı'nda düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada da “Önce alanı bir temizlememiz lazım. Önce Türkiye'nin başına musallat edilen bu RTE'den Türkiye'yi kurtarmamız lazım. RTE'den Türkiye'yi kurtarmak bizim boynumuzun borcu, bizim görevimiz ve ilk işimiz olacak'' dedi.
İktidarın, ABD menşeli yabancı alışveriş merkezlerine imkân hazırlamak için esnafı yok ettiğini öne süren Zeybek, iktidara gelirlerse geçmişte yaptıkları gibi yeniden esnafa ucuz değil, faizsiz kredi vereceklerini ve bütün faiz borçlarını sileceklerini söyledi.
“Kan emiciler yüzünden çevre tehlike altında”
Zeybek, Kütahya’daki Siyanür tehlikesi ile ilgili olarak da şunları söyledi:
''Yeter bu faizcilerin milletin kanını emdiği, defolsunlar gitsinler. Bankalarımızı geri alacağız ve esnafımızı dirilteceğiz. Yeniden milli sermayeye destek vereceğiz. DP iktidarlarının yaptığı her şeyi bunlar sattı. Bakınız şimdi şu yaşadığımız tehlikeye. En yakın örnek. Yandaşlara satılan gümüşten ötürü ve sadece kar düşünen, halkın karşı karşıya kalacağı tehlikeyi düşünmeyen, kan emiciler yüzünden bakınız sadece Kütahya'mız değil, bütün çevre tehlike altındadır. Biz eğer bu Amerikan şirketlerine köle olan bir ülke olarak yaşamaya devam edersek, yani RTE'nin yönettiği bir ülkede yaşarsak, bütün dünya ile birlikte Türkiye'miz yaşanılabilir bir ülke olmaktan çıkacak. Feryat ediyorum. Bunu ilan ediyorum. Bunu herkes anlasın artık. Ama biz geleceğiz inşallah. Yeniden devlet yatırımı yapacağız.''
Namık Kemal Zeybek, daha sonra partisinin Kütahya milletvekili adayları Hüseyin Tüysüz, Hüseyin Zengin, Servet Bilgin, Ahmet Çoban ve Münevver Gürsoy Azmioğlu'nu tanıtarak, destek istedi.
Toplantıya Teşkilat Başkanı Ahmet Uyanık, Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Uğur Ener, DP Kütahya İl Başkanı Atila Palangalı, Gediz İlçe Başkanı Kadir Azmioğlu, il ve ilçe teşkilatlarının yöneticileriyle vatandaşlar hazır bulundu.
Zeybek, Ankara’ya dönmeden önce DP’li Simav Belediye Başkanı Kasım Karahan’ı da makamında ziyaret etti.