Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Habertürk Televizyonu’nda, “Akşam Raporu” programına katıldı: ( 14.06.2011 )

“Bizim komplo teorileriyle, dedikodularla işimiz yok.”

“Demokrat Parti diye bir parti ve 5 ay önce seçilmiş Namık Kemal Zeybek adında bir Genel Başkanı vardır. Daha 2,5 yıllık bir süresi vardır. Çökertilmiş olan Demokrat Parti’yi teşkilatla birlikte diriltmiş, ayağa kaldırmış, Türkiye’nin gündemine sokmuş, ancak bu kısa süre içerisinde oya dönüşmemiştir. Ama eninde sonunda bu ilgi, bu sevgi mutlaka oya dönüşecektir.

(DP Basın Merkezi – 14 Haziran 2011) Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Habertürk Televizyonu’nda yayınlanan “Akşam Raporu” programında, “CHP’den ayrılacak bir grup milletvekilinin Demokrat Parti’ye katılacağı” şeklindeki iddialarla ilgili soruları cevaplandırdı.

“Bizim komplo teorileriyle, dedikodularla işimiz yok.” diyen DP Lideri Zeybek, Demokrat Parti diye bir parti ve 5 ay önce seçilmiş Namık Kemal Zeybek adında bir Genel Başkanı vardır. Daha 2,5 yıllık bir süresi vardır. Çökertilmiş olan Demokrat Parti’yi teşkilatla birlikte diriltmiş, ayağa kaldırmış, Türkiye’nin gündemine sokmuş, ancak bu kısa süre içerisinde oya dönüşmemiştir. Ama eninde sonunda bu ilgi, bu sevgi mutlaka oya dönüşecektir.” Şeklide konuştu.

Namık Kemal Zeybek, sorulara şu karşılıkları verdi:

Sunucu: Efendim hoş geldiniz yayınımıza.

NAMIK KEMAL ZEYBEK: Sağolun hoş gördük.

Sunucu: Efendim bu iddiaların aslı, astarı nedir, size sormak isterim. Zülfi Livaneli de köşesinde kaleme aldı, ‘Hüsamettin Cindoruk başarıya ulaşamayınca yılların tecrübeli kurdu Süleyman Demirel bambaşka bir siyaset manevrasıyla Meclis’te grup kuracak sayıya ulaştı. Bu milletvekilleri CHP’den ayrılıp Demokrat Parti’ye geçmek ya da yeni bir parti kurmak için gün sayacaklar. Bu işin uygun zamanlamasını Demirel ayarlayacak.’ Nedir efendim bunun aslı astarı?

NAMIK KEMAL ZEYBEK: Efendim dediğiniz gibi bu dedikoduların, bir aslı var bir de astarı var. Aslı, aslında CHP’de, astarı da sayın Başbakan’dan kaynaklanıyor. Sayın Başbakan seçim kampanyasında bize yönelik bir söylem olarak, ‘Sayın Demirel’in CHP’ye destek verdiği, oraya milletvekili verdiği’ şeklindeki bir düzmece haberi ısrarla yaydı.

Sayın Demirel bunun doğru olmadığını söyledi. Sayın Demirel yine kendisi partisinin Demokrat Parti olduğunu, Demokrat Parti’yi desteklediğini söyledi. Ama O’nun açıklaması o gürültülü kampanyada kayboldu gitti. Ama Sayın Demirel bunu söyledi. Dolayısıyla astarı çeken sayın Başbakan, aslı ise CHP’de.

“CHP’de kazan kaynıyor”

CHP’de her zaman olduğu gibi kazan kaynıyor, CHP için bir şeyler pişiriliyor. Sözgelimi bundan 10-15 gün önce, seçimlerden önce benim yanımda oturan bir milletvekili böyle bir projeden bahsetti. Daha çok muhalif milletvekilleri, bugünkü CHP yönetimini ve CHP’yi yıpratmak için böyle bir şeyler söylüyorlar. Ama işin tam gerçeğini az önce Sinan Bey söyledi. ‘Yemin ederim diyor. Aslında Sinan bey şerefli bir insandır, yemin etmese de biz onun söylediklerine inanırız. Ama o dahi bunalmış da yeminle, görüşünü güçlendirmeye çalışıyor. Böyle bir şey bizim kulağımıza ancak dedikodu olarak geldi. Bir de tabii Demokrat Parti’nin Genel Başkanı gibi şeyler var. Demokrat Parti’nin Genel Başkanı var, bu herhalde duyulmamış.

Sunucu: Özellikle Mehmet Haberal’ın ismi geçiyor burada.

NAMIK KEMAL ZEYBEK: Demokrat Parti diye bir parti var. Bunun Genel Başkanı da beş ay önce seçilmiş Namık Kemal Zeybek’tir. Daha 2,5 yıllık bir süresi vardır. Yeni gelmiş bir genel başkandır ve çökertilmiş olan Demokrat Parti’yi teşkilatla birlikte diriltmiş, ayağa kaldırmış, Türkiye’nin gündemine sokmuş ama bu kısa süre içerisinde ve ortam dolayısıyla oya dönüşmemiştir. Doğrudur ama eninde sonunda bu ilgi, bu sevgi mutlaka oya dönüşecektir. Biz yolumuzda devam ediyoruz.

Dolayısıyla böyle komplolarla, teorilerle işimiz yok. Ben Sayın Demirel’in de böyle işler içinde olmadığını biliyorum. Çünkü ben bir şey söylediğim zaman bunun doğru olduğunu zaten beni tanıyanlar ve kamuoyu bilir. Gerçek değil, böyle bir şey yok.

Sunucu: Sizin tarihe olan ilginizi ve düşkünlüğünü de biliyorum. Zülfi Livaneli yazının arkasını da şöyle dolduruyor. ‘İlk Demokrat Parti’de CHP’den ayrılan Celal Bayar, Adnan Menderes ve arkadaşları tarafından kurulmamış mıydı? Şimdi tarih tekerrür ediyor ve CHP yine kendi bünyesinden bir Demokrat Parti yaratıyor.’ Buna ilişkin de eminim sizden bir iki şey duymak mümkün olacaktır.

NAMIK KEMAL ZEYBEK: Zülfi Bey’i severim dostumdur. O, aslında duyduklarını yazmış. O da kendi partisi içindeki bir amaç doğrultusunda üretilmiş olan dedikoduları,gerçek gibi algılamış, yazmış. Ama yaptığı şeye ‘Analoji’ derler. Yani benzemeyen şeyleri benzetmek. Türkiye’de siyasi partiler yokken, o zaman CHP içinden bir grubun ayrılması, tarihi Demokrat Parti’yi kurması başka bir konudur. Şimdi CHP’den seçilen milletvekillerinin planlanarak, zaten var olan Demokrat Parti’ye gelmeleri başka bir konudur. Hiçbir ilgisi yoktur. Benzemez şeyleri benzetmek, doğru bir şey değildir. Yine söylüyorum Demokrat Parti’nin Genel Başkanı vardır, yönetimi vardır ve Demokrat Parti bu dönemde elbette ki, bir takım açılımlar içinde olacaktır. Demokrat Parti’ye gelenler olacaktır. Ama bu tamamen bir düzmecedir, gerçekle hiçbir ilgisi yoktur.

Sunucu: Şu an görüştüğünüz birileri var mı peki?

NAMIK KEMAL ZEYBEK: Hayır şu anda daha yok. Bir yemin etsinler bakalım, ‘hele bir seçilelim’ diyenler vardı ama CHP’den değildi bunlar. Başka partilerden görüştüklerimiz vardı, bu kadarını söyleyeyim. Tabii insanlar milletvekili olduktan sonra, bulundukları yere alıştıktan sonra ne olacağını zaman gösterir. Bu seçimde çok tuhaf şeyler oldu. Türkiye’de sanki üç parti varmış gibi, başka hiçbir parti barajı aşmayacakmış gibi, bir kurgu kurgulandı, topluma dayatıldı. Bunun sonucunda evet bizim partili olan seçmenlerimiz, ‘nasıl olsa barajı aşamayacak’ diye gittiler, kimisi AKP gelmesin, kimisi CHP gelmesin endişesi ve coşkusuyla kan ağlayarak oylarını başka partilere verdiler. Bu olağanüstü bir dönemdir. Allah bir daha milletimize böyle bir seçim kampanyası göstermesin. Çünkü çok tehlikeli bir seçim kampanyasıydı bu. Eşitlik kurallarına aykırı ki, TRT seçim günü bile propaganda yaptı. Ayrıca seçimlerle ilgili çok kuşkular vardır.

Bir şey daha söyleyeyim, bugün gazetede okudum Adana’da bir yurttaşımız o bildiğimiz bağımsızların dışında gerçek bağımsız olan bir yurttaşımız, kendi sandığından bir oy bile çıkmamış. ‘Benim oyum nereye gitti, ailemin oyları nereye gitti, bana söz verenlerin oyu nereye gitti’ diye soruyor.

Sunucu: Peki efendim görüştüğünüz isimler MHP’den mi?

NAMIK KEMAL ZEYBEK: Efendim onları söylemeyeyim. Sonra ne olur göreceğiz.

Sunucu: Peki çok teşekkür ederiz efendim.

NAMIK KEMAL ZEYBEK: Ben teşekkür ederim.
Sayfayı Paylaş: