Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Ramazan ayı boyunca parti teşkilatı ile yapacağı “iftar sohbetleri”ne Bursa’dan başladı: ( 07.08.2011 )

“Başbakan, ucuz kahraman”

''Tutuklu olan generallerin ve subayların hakkında, ne istiyordu iktidar? Bu sefer işlem yapılsın istiyordu. Yapıldı mı? Hayır, yapılmadı. Yani Genelkurmay Başkanı kendisi ayrıldı gitti, ama isteği yerine geldi. Dolayısıyla ortada ciddiye alınacak bir değişim söz konusu değildir. Yani ucuz kahramanlıklar bunlar.”

(DP Basın Merkezi - 07 Ağustos 2011) Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Ramazan ayı boyunca parti teşkilatı ile yapacağı “iftar sohbetleri”ne Bursa’dan başladı.

Bursa DP İl Başkanlığı tarafından Kültürpark Özgen Çay Bahçesi’nde düzenlenen iftar yemeğinde konuşan Zeybek, ''Genelkurmay Başkanı kendisi ayrıldı gitti ama isteği de yerine geldi'' dedi.

Konuşmasında Yüksek Askeri Şura (YAŞ) çalışmalarını değerlendiren Namık Kemal Zeybek, şunları söyledi:

“Başbakan: Ucuz Kahraman”

“Genelkurmay yargılanmakta olan, tutuklu general ve subaylar hakkında bir işlem yapılmamasını ve onların hakkındaki kararın 1 yıl ertelenmesini istiyordu. Genelkurmay Başkanı bunu söyledi, bunu biliyoruz. Başbakan da ‘onlar hakkında işlem yapacağız’ dedi. Genelkurmay Başkanı da ‘ben arkadaşlarımın hukukunu koruyamıyorum’ diyerek zaten emekli olmakta olan 3 komutanla birlikte emekliliklerini istedi. Böylece Jandarma Genel Komutanı da Genelkurmay Başkanı oldu. Zaten olacaktı ama erken oldu. Peki tutuklu olan generallerin ve subayların hakkında, ne istiyordu iktidar? Bu sefer işlem yapılsın istiyordu. Yapıldı mı? Hayır, yapılmadı. Yani Genelkurmay Başkanı kendisi ayrıldı gitti, ama isteği yerine geldi. Sonra yeni kuvvet komutanı olan ve Genelkurmay Başkanı vekili olan zat nezaket gösterdi. 'Ben şimdi Genelkurmay Başkanı değilim, sizin yanınıza oturmayayım, siz masada orada tek başınıza oturun’ dedi. Masaya Genel Kurmay Başkanı için konulmuş olan koltuk bir müddet boş kaldı, sonra kaldırıldı. Böylece Başbakan oraya yayıldı ve büyük bir kahraman oldu. Hep böyle oluyor zaten. Yani ucuz kahramanlıklar bunlar. Ortada olan biten bir şey yok.

Sayın Bülent Arınç zeki bir insandır. Ne demek ailecek mi oturacak? Yarın oturmayacaklarını nereden biliyor? Nükte yapmayı çok sever. Bazen nükte uğruna, manadan da vazgeçer. Eğer onun dediğini kabul edersek, hayatın düzeni hep altüst olur. Yarın Genelkurmay eski düzenini kurarsa ne olacak? Bunlar ucuz siyasettir. Bunlar Türkiye'nin köklü meselelerine temas etmeyen, köklü dönüşümleri ifade etmeyen durumlar. Vaktiyle birileri durumdan vazife çıkarıyordu, şimdi de başka birileri durumdan kahramanlık çıkarıyorlar Dolayısıyla ortada ciddiye alınacak bir değişim söz konusu değildir.. “

“Türkiye’nin Suriye'ye askeri müdahalede
bulunması büyük bir yanlış olur.

“Geçen sene Esat'la Başbakanımız can ciğer kuzu sarması idiler. 3 defa öpüşüyorlardı. Birbirlerine ‘kardeşim’ diyorlardı ve 'one minute' tiyatrosundan ötürü sayın Başbakan onların kahramanıydı. Ne oldu da birden bire düşman haline geldi? Çünkü uzaklardaki güç, Suriye'nin yeniden tanzimini istiyor. Suriye'nin kendi sistemine tam uyumlu hale gelmesini ve teslim olmasını istiyor. Dolayısıyla o ne isterse de o yapılıyor. Şimdi şu hale bakınız ki, dün kardeş dediğimiz insana karşı bugün iktidarımızın tutumu 'siz gidin başkaları gelsin'

haline dönüşmüştür. Burada en tehlikeli iş ise Türkiye'nin herhangi bir şekilde Suriye'ye askeri müdahalede bulunmasıdır. Bunu asla kabul etmemiz mümkün değildir. Milletimiz bunu kabul etmez. Bu son derece büyük bir yanlış olur. Böyle bir yanlışa da hükümetimizin düşmemesini diliyorum.''
Sayfayı Paylaş: