Zeybek; Darbeciler mezarında bile olsa yargılanmaktadır

Rahmetli şehit başbakan Adnan Menderes'in partisi DP'nin yeni süvarisi Namık Kemal Zeybek dün Bursa'daydı. Öğleden önce de, Altınceylan’da kahvaltılı bir basın toplantısında bir araya geldik. Türkiye'nin en iyi hatiplerinden biri olarak kabul edilen Namık Kemal Zeybek'in konuşmasında çarpıcı mesajlar vardı. İsterseniz, dünkü toplantı ile ilgili notlarımı sizlerle paylaşayım..

Basınla buluşma toplantısına GİK Üyesi Füsun Yaşar, İl Başkanı Kamuran Yılanlı ve mevcut ilçe başkanlarının tamamı katılırken, Emin Varol'un da Zeybek'in basın danışmanı olduğunu öğrenmiş olduk. Siyasete 1961 yılında DP'nin gençlik kollarında başladığını ve tam 50 yıllık siyasetçi olduğunun altını çizen Zeybek, yeni DP'yi tanıtırken; 'Biz; milli, manevi ve insani değerlere bağlı DP'yiz" şeklinde konuştu.

"Asla cumhuriyetin değerlerinden sapmadan demokrasiyi hedefliyoruz. Demokrasiyi geliştirerek gelişmeye devam edeceğiz. Kalkınmanın tabandan başlayarak gelişmesini savunuyoruz" diyen Zeybek; konuşmasının önemli bir bölümünde Başbakanı ve AK Parti'yi eleştirerek; "Başbakan, Türkiye'nin her hareketini tayin eder hale gelmiştir" ifadesini kullandı.

Başbakan'ın, ABD'nin başkanlık sistemini getirmek istediğini, böyle olması durumunda valileri de halkın seçmesinin gerekeceğini ve bunun ise ülke bütünlüğünü tehdit eden sakıncaları olduğunu dile getirerek, "İyi niyet yetmez; cehenneme giden yol, iyi niyet taşları ile örtülmüştür" diye konuştu.

Türkiye'nin tehlikeli bir dönemden geçtiğini iddia eden Zeybek, "Biz bu gidişi durduracağız!" dedi.

Politikacıların iddialı olması gerekir. Namık Kemal Zeybek’te, bayağı iddialı konuştu ve İlk seçimden sonra hükümeti biz kuracağız ve ondan sonraki seçimde de tek başımıza iktidara geleceğiz! iddiasını seslendirdi.

Daha sonra soru-cevap faslına geçildi. Bir soru üzerine; 28 Şubatta bir darbe süreci yaşandığını ve buna karşı şerefli bir şekilde mücadele verdiklerini ama 28 Şubat darbecilerine karşı bir şey yapılmadığını dile getirerek, sadece AK Parti'ye karşı yapılan darbelerin sorumlularının üzerine gidilmesini eleştirdi. "12 Eylülcülerin de ve hatta 27 Mayıs hakim ve sava taslakları ölü bile olsalar yargılanmalıdır.

Mezarda bile olsa yargılanmalıdır" diye konuştu. Başka bir soru ise; "Ergenekon'dan sanık olanlar partinizden aday olmak isterlerse ne olacak?" şeklindeydi..

Namık Kemal Zeybek bu soruya ise Böyle bir şey olmaz" diye net bir cevap verdi.

İttifaklarla ilgili bir soru üzerine "Şu anda herhangi bir siyasi parti ile görüşmüşlüğüm yok ama bu görüşmeyeceğiz anlamına da gelmez" diye cevap verdikten sonra Erbakan ile görüşmesini anlattı.

ERBAKANZEYBEK'E NE DEMİŞ?!..

Hastanede yatan SP Genel Başkanı Necmettin Erbakan ı ziyarete gittiğini; hiç kimseyi kabul etmeyen Erbakan'ın Namık Kemal Zeybek ismini duyunca doktorlardan özel rica ile görüşme izni aldığını ve kendisini kabul ettiğini ifade ederek "Gözlerimin içine baktı ve Namık Kemal; vatan ve millet tehlikede! Vatanı kurtar!" dediğini nakletti. Anlaşılan; seçimlerde bir ittifakın ortamı oluşturuluyor gibi geldi bana.. Nitekim; Bu yazıyı yazarken yanıma SP Osmangazi Üçe Başkanı Gökhan Gerçek geldi ve o da Namık Kemal Zeybek'in sözlerini teyit edercesine seçimlerde bir birliktelik olma ihtimaline sıcak baktıklarını ifade etti.

HALA ÜLKÜCÜ MÜ?

Hala Ülkücü olup olmadığını da Yüksel Baysal sordu. Buna verdiği cevapta; Kendisinin siyasete 1961'de DP Gençlik Kollarında başladığını ve 50 yıllık siyasi hayat içinde MHP, ANAP ve DYP'de siyaset yaptığını, bunların hepsinin kaynağının DP olduğunu dile getirerek, siyasi hayatının sadece bir kesitinin alınıp öne çıkartılmasının doğru olmadığını dile getirdi. "Yeniden DP, benim hayat çizgimin toplamıdır" diye konuştu. Bu biraz bizim Yeniden Doğuş Partisi'ne(YDP) benzedi ama olsun ziyanı yok!.. Bu soru üzerine Namık Kemal Zeybek epey uzun açıklamalar yaptı ve kendisine yapılan bakanlık ve başbakanlık tekliflerini anlatarak ne kadar ilkeli hareket ettiğini dile getirdi.

Hatta, konuşmasında eski genel balkanım Hasan Celal Güzel tarafından nasıl ANAP'a davet edildiğini ve Kültür Bakanı yapıldığını da belirtti.

Namık Kemal Zeybek'in bir diğer özelliği de, dini terminolojiyi iyi bilmesi..

Nitekim, bunu konuşmalarının satır aralarında görüyoruz.
Mesela, "Levh-i Mahfuzdan geldik biz!" ifadesini kullandı..
Yani, şunu söylemek istedi: "Siz benim için nereden geldi derseniz deyin ama aslında hepimiz Allah katında gizli bir ilimden, özel bir hikmetten geliyoruz" demek istedi..

Tabii ben Namık Kemal Zeybek'in tasavvufi yönü olduğunu da bildiğim için soru bölümünün sonunda kendisine Osmanlı payitahtı, evliyalar diyarı Emirsuhan'ın, Üftade Hazretleri'nin mekanı Bursa'dan özel bir mesaj istedim.

Ne demek istediğimi anladı ve bunun üzerine de o davudi sesiyle Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Bursa'da Zaman" isimli meşhur şiirini ezberden okuyarak toplantıya manevi bir hava da katmış oldu.
Sayfayı Paylaş: