Başbakan bilgisiz!

Dün; Demokrat Parti Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek'in konuklarıydık...
Ülkenin gidişatından, darbe iddialarına, darbecilere ve kendisinin ne kadar önemli bir insan olduğuna kadar değişik konulara değindi Zeybek! Basına saygılıydı...
Oturduğu yerden ayağa kalktı ve ceketini ilikleyerek konuşmasına başladı.
'Türkiye'de demokrasi yok ediliyor.
Ülkeyi bir kişi yönetiyor. O da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dır. Ancak; Başbakan'ın kitap okumadığı belli! Bilgisizce konuşuyor.' Cahil yerine koyuyordu Başbakan'ı, DP Genel Başkanı.

Cumhurbaşkanını, milletvekillerini tek başına belirlediğini ve cumhurbaşkanlığı ile yetinmeyip, tek başına başkan olmak istediğini öne sürüyordu Recep Tayyip Erdoğan'ın! Yanında oturan Turhan Tayan a da övgüler yağdıran Namık Kemal Zeybek, ülkenin bölünme noktasına geldiğini ve halkın korku içinde yaşadığını dile getiriyordu.

'Türk insanı sindirildi. Vatandaş; (acaba telefonum dinleniyor mu!) endişesini taşıyor. Evinde eşiyle yatak odasına gittiği zaman (kamera var mı!) endişesini taşıyor. Böyle demokrasi olur mu?' Haziran ayında yapılacak seçimlerde, hükümeti; Demokrat Partililerin tayin edeceğini iddia eden Zeybek; 'AKP bizim tarlamız üzerine çadır kurmuştur. O çadır da yıkılmaya başladı. Demokrat Partililer artık kendi partilerine oy verecektir. AKP devri kapanıyor!' Başbakan in devlet tecrübesi olmadığının, kaymakamlarla toplantı yapmasıyla iyice ortaya çıktığını da ileri süren Zeybek; 'Bu kaymakamlar, valilerin sözlerini nasıl dinleyecek? Senin bir sorunun, isteğin varsa valilere söylersin, valiler de kaymakamlara aktarır. Bu cahilliktir, Recep Tayyip Erdoğan'dan başka bir şey bekleyemezsin!' Şu anda hiçbir partiyle ittifak görüşmesi yapmadıklarını da sözlerine ekleyen Zeybek; ittifak yollarının kapalı olmadığını da sözlerine ekliyordu! Erbakan'ı; hastane de ziyaret ettiğini ve 5 dakika olsa da görüşmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Genel Başkan; "Sayın Erbakan, beni görünce sevindi. Ancak gözlerinde hüzün vardı. Kısık sesle ' Vatan millet tehlikede. Vatanı kurtar' dedi." şeklinde konuştu.

Namık Kemal Zeybek de, Erbakan'dan izni almıştı! Hayatında hiçbir zaman pişman olacağı iş yapmadığını da belirterek, kendini övme sözlerine gelmişti Zeybek! 'Ben demokratım. Her zaman da demokrat olarak yaşayacağım. Benim Genel Başkan olmam Demokrat Partililer için büyük avantajdır.' Rahmetli Turgut Özal'dan, Süleyman Demire! den, Rahmetli Adnan Kahveci'den ve Mesut Yılmazdan da bahsederek; kendisine yapılan birçok teklifi, fikirlerine ters geldiği için kabul etmediğini belirtiyordu. Genel Başkan Namık Kemal Zeybek'in altına imzamı atacağım en güzel isteği ise final niteliğindeydi... 'Sadece AK Parti'ye yönelik darbe teşebbüsleri mi suç? Neden 28 Şubat sürecini başlatanlar hakkında dava açılmaz? Onlar AK Parti'ye yapmadıkları için mi yargılanmıyor? 12 Eylülcülerle ilgili bu kadar şamata yapıldı, mektuplar okundu, ağlandı, insanlar ağlatıldı ancak dava açılmadı. 27 Mayıs davasının açılması lazım bu ülkede. Ortada kimse kalmasa bile sembolik olarak bu dava açılmalı. 27 Mayısı gerçekleştirenler, hukuku rezil eden insanlar, ölü bile olsa mezarlarında yargılanmalılar.' Seçimlere kısa bir süre kaldı... Sayın Zeybek'teki en büyük sıkıntı; ben demesi gibi geldi bana... Sayın Genel Başkan; biz demeyi öğrenmezse, Demokrat Partililer belki de ilk seçimde en büyük hayal kırıklığını yaşar. Ankara'dan Akdoğan geldi! Tamam... Dostlar; en az bir ay Gürhan Akdoğan in toplantısına gitmeyeceğim! Bu ne ya... En küçük bir olayda Akdoğan gazetecileri davet edip, toplantı yapıyor. Git kardeşim, seçimler yaklaşıyor...
Bak; her partinin il başkanı nasıl halka inmiş harıl harıl seçim çalışması yapıyor! Kendisi de anlamış ki... 'Sizi son günlerde rahatsız ediyorum. Şimdilik bu konularla ilgili son kez sizinle bir araya geliyorum!' dedi. Meğer toplantının amacı dedikodulara son vermekmiş! '10 Ocak tarihinden itibaren yaşadıklarımız Bursa kamuoyunda çok yer aldı. Artık, bunlara sünger çekelim ve önümüze bakalım.' Ankara'da iki günlük süre içinde genel başkan yardımcıları ve son olarak Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştüğünü, bu görüşmelerde kesinlikle, eskiye dönülmediğini belirtiyordu Ankara'dan gelen Gürhan Başkan! Kendine güveni gelmişti...
Etrafına gülücükler dağıtıyor ve yüzünü asmıyordu. Gün eylem ve çalışma günüdür diyerek sözlerine devam eden Akdoğan; "Dedikodu olmayacak. Bu tür yaklaşım içinde olan arkadaşlarımız bizim tarafımızdan hiç değeri olmayan sözlerle anılacaktır. Vazifemiz, CHP ve Kılıçdaroğlu'nu en iyi şekilde temsil etmektir.
Olur olmaz konuşma yapanları da örgüte havale edeceğiz. Bizim kadromuz CHP'yi bu seçimlere hazırlayacak en iyi kadrodur" diyordu. Toplantı bitmişti...
Arkadaşlarla konuşurken kulis yapmayı da sürdürdük! 'Gürhan Akdoğan; Genel Merkez'den bir söz aldı. Ya kendisi ya da çok sevdiği bir ilçe başkanım seçilebilecek bir yerden aday göstertecek galiba.' Şimdilik CHP'de sular durulmuş gibi görünüyor... Ancak burası CHP! Nerede, ne zaman, ne olacağını kimse bilemez!
Sayfayı Paylaş: