Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, hükümeti uyardı: ( 16.08.2011 )

“İnsanlar, ‘Türk’üm’ demekten çekinir oldular”

“Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde Başbakan olan zat, bir sefer bile Türk’üm sözünü ağzına almıyor. Sonunda öyle hale geldik ki, insanlar Türk’üm demekten çekinir oldular. Başka şey demek serbest ama Türk’üm demek yasak hale getirildi. Bunun sonu programlandığı gibi Türkiye Cumhuriyeti adını değiştirmek ve Anadolu Cumhuriyeti adına getirmektir."

“Karga, Tilki hikayesi

“Bugünlerde İngiliz gazetelerinde ısrarla Recep Tayyip Erdoğan övülüyor ve ‘Suriye’ye sadece Türkiye, askeri müdahalede bulunabilir ve mutlaka da bulunmalıdır’ deniliyor. Benim aklıma Karga ile Tilki hikayesi geliyor. Karga bir peynir bulmuş dala konmuş, Tilki gelmiş aşağıdan söylenmeye başlamış. Kargayı övüyor ve diyor ki, ‘tüyleriniz gibiyse sesiniz, sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın’. Keyfinden aklı başından gitti bay karganın. Açınca ağzını, düşürdü nevalesini. Sadece şiirleştirilmiş bir La fontaine hikayesinden bahsettik.”

“Bu ülke Recep Tayyip Erdoğan’ın maceralarına alet edilemeyecek kadar büyük önemli bir ülkedir. Hepimiz uyanık olmalıyız, bu gerçeği bilmeliyiz ve tedbir almalıyız. Asla Türkiye ordularının Suriye’de böyle bir bataklığa saplanmasına ve yabancıların bir oyununun oyuncağı olmasına izin vermemeliyiz.”

(DP Basın Merkezi – 12 Ağustos 2011) Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın bir kez bile “Türk’üm” demediğine bir kez daha dikkati çekerek, “Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde Başbakan olan zat, bir sefer bile Türk’üm sözünü ağzına almıyor. Bu ne felaket bir durumdur? Sonunda öyle hale geldik ki, insanlar Türk’üm demekten çekinir oldular. Başka şey demek serbest ama Türk’üm demek yasak hale getirildi. Bunun sonu programlandığı gibi Türkiye Cumhuriyeti adını değiştirmek ve Anadolu Cumhuriyeti adına getirmektir” diye konuştu..

“Cumhuriyetimiz ciddi bir tehdit altındadır”

Ramazan ayı nedeniyle tüm Türkiye’deki Demokrat Parti İl Başkanlarının düzenlediği iftar yemeklerine katılarak konuşmalar yapan Genel Başkan Zeybek, İzmir’de yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Mustafa Kemal Atatürk’ün, adına ‘Türk’ diyerek ilan ettiği Türkiye Cumhuriyeti, tarihte 2. defa ‘Türk’ adını taşıyan şanlı, şerefli, mukaddes, kutsal bir devlettir. Bunu herkes böyle bilmelidir. Damarlarımızda dolaşan kanda, genlerimizde ve beynimizin kıvrımlarında bu gerçeği hep yaşamalıyız. Bunun Allah’ın bize verdiği bir nimet olduğunu unutmamalı ve buna vesile olan Mustafa Kemal’i de saygıyla anmalıyız, anmaya devam edeceğiz, kim ne derse desin bundan asla vazgeçmeyeceğiz.

Bugün cumhuriyetimiz ve demokrasimiz çok ciddi bir tehdit ile karşı karşıyadır. Tam da Atatürk’ün gençliğe hitabesinde anlattığı günleri yaşıyoruz. Çok ciddi anlamda Türkiye Cumhuriyeti dönüştürülmek, milli olmaktan çıkarılmak isteniliyor.Bütün bunlar sessiz sedasız, alıştıra alıştıra yapılıyor. Bizim görevimiz buna mani olmaktır. Canımız sağ olduğu müddetçe bunu başaramayacaklar.

“Türk’üm demekten çekiniyorlar”

Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nde Başbakan olan zat bir sefer bile Türk’üm sözünü ağzına almıyor. Bu ne felaket bir durumdur. Şöyle söylüyor. Türkiye’de şunlar, şunlar var diyor, araya Türk’ü de sıkıştırıyor. Halbuki, biz şunu bildik, şuna inandık, şunu öğrendik ve bu bilgimizden, inancımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Bizim milletimiz Türkiye Türklüğünün doğru tanımıdır. Bu binlerce yıllık Türk tarihinin kazanımlarından gelen birikimdir. Büyük Osmanlı Coğrafyasının, Balkanlardan, Kafkaslardan ve ulaştığı her yerden çekip getirdi, burada Anadolu’muzun yerli halkı ile bütün bunlar birleşti.

Sonunda öyle hale geldik ki, insanlar ‘Türk’üm’ demekten çekinir oldular. Başka şey demek serbest ama ‘Türk’üm’ demek yasak hale getirildi. Bunun sonu programlandığı gibi Türkiye Cumhuriyeti adını değiştirmek ve Anadolu Cumhuriyeti adına getirmektir.

Bu plan çerçevesinde getirilen ekip, Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Başkanlığı’ndaki bu AKP’nin görevi, Türkiye’yi, tam anlamı ile dünyayı yönetmek isteyen güçlere teslim etme planıdır. Bu bir teslimiyetçi iktidardır.

Ana dilimiz, analarımızın konuştuğu dil ne olursa olsun, biz bir ortak dil kavramında birleşmiştik. Bundan sana ne zarar geldi Recep Tayyip Erdoğan ki, bu en temel mukaddesimize karşı savaş açtın? Bu Türkiye’yi dağıtma planının bir uygulamasıdır. Manevi birliğimizi yok etmek için ısrarla bu yapılıyor.

“Karga, Tilki hikayesi

Son günlerde olan biten işlere bakınız. Suriye’de bir olay planlandı. Bir çok Arap ülkesinde olduğu gibi halk kesimleri kışkırtıldı ve iktidarlara karşı olaylar başladı. Bu olaylarda iktidar mensuplarını savunmak durumunda değiliz. Ama bu oyunların niye tezgahlandığını biliyoruz. Bakınız bugünlerde olan bitin işlere. İngiliz gazetelerinde ısrarla Recep Tayyip Erdoğan övülüyor. Şu söyleniyor; ‘Suriye’ye sadece Türkiye askeri müdahalede bulunabilir ve mutlaka da bulunmalıdır’ deniliyor.

Benim aklıma Karga ile Tilki hikayesi geliyor. Karga bir peynir bulmuş dala konmuş, Tilki gelmiş aşağıdan söylenmeye başlamış. Kargayı övüyor ve diyor ki, ‘tüyleriniz gibiyse sesiniz, sultanı sayılırsınız bütün bu ormanın’. Keyfinden aklı başından gitti bay karganın. Açınca ağzını, düşürdü nevalesini. La Fontaine, batılılar tarafından böyle okunur. Yani oradan çıkardıkları, kargaya ders vermek değil, tilkilere yol göstermektir. Şimdi kimse yanlış anlamasın. Sözlerim Recep Tayyip Erdoğan’a filan gider, bana ‘Karga’ dedi filan diye.. Benim hakkımda dava açmaya kalkışmasın. Karga filan dediğimiz yok. Sadece şiirleştirilmiş bir La fontaine hikayesinden bahsettik.

“Hepimiz uyanık olmalıyız ”

Neden övülüp duruyor bugünlerde? Çünkü, Türkiye’yi bir maceraya sokmak istiyorlar. Bu maceranın amacı da İslam dünyası arasına bir fitne sokmak, Müslümanları Sünni-Şii diye mezhep planında bölerek birbirisi ile savaştırmak planıdır. Türkiye’yi buna alet etmeye çalışıyorlar. Hepimiz uyanık olmalıyız, bu gerçeği bilmeliyiz ve tedbir almalıyız. Asla Türkiye ordularının Suriye’de böyle bir bataklığa saplanmasına ve yabancıların bir oyununun oyuncağı olmasına izin vermemeliyiz. Bakınız vermeyeceğiz diyorum, biz izin vermeyeceğiz. Bu ülke bizim. Bu ülke Recep Tayyip Erdoğan’ın maceralarına alet edilemeyecek kadar büyük önemli bir ülkedir. Ne yazık ki, gerçek budur, bugünkü iktidarın yolu budur. “
Sayfayı Paylaş: