“Başbakan kendisini Halife Zannediyor’’
‘’Hiçbir şekilde ordumuza yöneltilen kara propagandayı onaylamıyor ve doğru bulmuyoruz. Ama aynı zamanda ordu-millet kaynaşmasına önem veriyoruz. Ordu-millet arasındaki en büyük belanın da ordu içindeki cunta olduğunu düşünüyorum.’’
(DP Basın Merkezi - 11 Mart 2011) Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, Sözcü Gazetesi Muhabiri Veli Toprak'ın sorularını cevaplandırırken, ‘’Başbakan kendisini Halife zannediyor’’ diye konuştu.
‘’Erdoğan ucub hastası’’
Başbakan Erdoğan'ın doyumsuz bir hırsa kapıldığını belirten Namık Kemal Zeybek şunları söyledi: "Erdoğan ucub (kendini büyük görme) hastalığına yakalandı. Maneviyat doktorlarına giderse tedavi olabilir. Kendisini halife zannediyor..."
Demokrat Parti lideri Zeybekken Erdoğan'a ilginç yakıştırma. DP Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, doyumsuz bir hırs ve ihtiras yüzünden Erdoğan'ın ucub (kendini büyük görme) hastalığına yakalandığını öne sürdü...
Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, gündemle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu. 12 Haziran seçimlerinde hedeflerinin tek basma iktidara gelmek olduğunu söyleyen Zeybek, Başbakan Tayyip Erdoğan için de ilginç değerlendirmeler yaptı.
Veli Toprak : Türkiye Partisi ile bir ittifak söz konusu mu?
Namık Kemal Zeybek: Şu anda ciddi anlamda görüşmeler başlamış değil. İttifak yapacağız ya da yapmayacağız diye bir şey yok. Siyaseti şöyle tanımlıyorum. Hedeflerle gerçekler arasındaki dengeyi bulma sanatıdır. Türkiye'nin içinde bulunduğu sıkıntılardan, dağılmaya doğru götüren süreçten ve ters dengelerden, Türkiye'nin harcını dağıtan bu iktidardan kurtulması lazım.
Erdoğan, Başkanlık sistemini getirmek istiyor ve valilerin halk tarafından seçilmesini istiyor. ABD modelini söylüyor. Ama ABD modeli Türkiye'yi böler...
Veli Toprak: Başbakan, bu modelle ülkenin bölünmesinin önünü mü açıyor?
Namık Kemal Zeybek: Onu söylüyor, biz valilerin halk tarafından seçilmesini istiyoruz eliyor.
Veli Toprak : Süreci okuyamıyor mu?
Namık Kemal Zeybek: Başbakan bilmez bu işleri.
Veli Toprak : Bir beyanatınızda Erdoğan'ı anlatırken İ3u ülke için çok tehlikeli' diyordunuz... Bunu açar mısınız?
Namık Kemal Zeybek: Doyumsuz bir hırs, tatmini mümkün olmayan bir ihtiras, etrafindakilerin sürekli nefisini şişirmesinden dolayı bir kibir, büyüklerime hali ve sonunda bir ucub... Ucub, kendini büyük görme hastalığıdır... Örneğin Ankara'yı anlatırken "8 yıl önce köydü, ben şehir yaptım" diyor. Böyle demek için ucub hastalığına yakalanmak lazım.
Veli Toprak: Tedavisi var mıdır?
Namık Kemal Zeybek: Maneviyat doktorlarına giderse onu tedavi ederler.
Yoksa hayat tedavi eder. Hızını alamıyor, bütün dünyayı tanzim etmeye kalkıyor.
Veli Toprak: Mısırla ilgili açıklamayı kast ediyorsunuz?
Namık Kemal Zeybek: Elbette... Biraz Sabret canım... Genel sözler, kardeşlik sözleri söyle, itidal tavsiye et.
Veli Toprak: Niçin böyle davranıyor?
Namık Kemal Zeybek: Kendisini halife zannediyor, galiba. Böyle bir şey yok.
Hele o Davos'taki kahramanlıktan! (buraya ünlem koyun diye ekliyor) sonra. Orada 90 yaşında kulağı duymayan bir adamcağız var. Elini kulağına götürüp, anlamaya çalışıyor. Orayı bağırıp, çağırıp terk etmek kahramanlık gibi anlatıldı. Kahramanlar meydanı terk mi eder, muhataplarına terk mi ettirir.
“28 Şubat’a savcılık yapsın”
Veli Toprak: 3-4 yıldır Ergenekon adı altında bir dava süreci yürüyor. Darbe yapmak isteyenlerden hesap sorulmak mı isteniyor, yoksa siyasi bir süreç mi işletiliyor?
Namık Kemal Zeybek: 'Ben bu davaların siyasi iktidarın izniyle mi açıldığını, savcıların ne kadar etkilendiğini bilmiyorum. AKP Genel Başkanının “Ben bu davanın savaşıyım' demesi suçtur, ayıptır, yazıktır ve günahtır 'Savcıyım' diyen Başbakan hakimleri etkilemektedir ve çok yanlıştır. 28 Şubat'ta bir çete vardı kendini ortaya koymuştu. Başbakan savcılık yapacaksa 28 Şubat’ın savcılığını yapsın.
“Balyoz için hukuk istiyorum”
Veli Toprak: 163 askerle ilgili tutuklama kararını nasıl karşıladınız?
Namık Kemal Zeybek: Hiçbir şekilde ordumuza yöneltilen kara propagandayı onaylamıyor ve doğru bulmuyoruz. Ama aynı zamanda ordu-millet kaynaşmasına önem veriyoruz. Ordu-millet arasındaki en büyük belanın da ordu içindeki cunta olduğunu düşünüyorum. Kimseyi itham edemeyiz. İhtilal yaptı mı yapmadı mı bilemeyiz. Ne lehte ne aleyhte konuşmuyorum. Ama hukuk istiyorum, hukuk devletinin gereklerini istiyorum.' Davaların siyasi malzeme yapılmasına karşıyım.