Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Namık Kemal Zeybek, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın pek bilinmeyen ilginç bir yönünü anlattı. Özal, işportacılara hayran bir başbakanmış. Üstelik, uzaktan hayranlıkla yetinmez, bakanlarına şu talimatı verirmiş: "İşportacılara dokunmayın. Bugünün işportacıları yarının büyük girişimcileri olacak!" Zabıtasından bürokratına, bakanından başbakanına kadar devleti yönetenler işportadan sevmez. Nedeni de basittir. İşportacılar kayıt dışı çalışırlar ve bu sayede kazandıklarının tamamı kendilerine kalır. Devlete vergi ödemedikleri; kira, elektrik su gibi genel giderleri olmadığı için aynı malı çok daha ucuza satarlar. Kayıtlı esnaf ise bu haksız rekabet karşısında isyan eder, her fırsatta devlet yöneticilerini işportacılarla mücadele için göreve çağırdılar.
Özal dönemini az çok hatırlayanlar aslında bu ilginç söze şaşırmazlar. Onun özel sektör hassasiyetini bilenler, devlet teşviklerini özel sektörü büyütmek için nasıl da bonkör kullandığını hatırlayanlar, "işportacıdan. girişimci üretme" beklentisini çok rahat anlayacaklardır. Özal dönemini bilenler şunu da fark ederler ki, aslında kayıtlı girişimciyi devlet desteğiyle büyütmekle, kayıtsız girişimciyi korumak arasında pek de fark yoktur. Her ikisi de kamu kaynaklarının ortak bir amaç doğrultusunda harcanmasından başka bir şey değildir.
Her yoksula bin lira! Dün kahvaltıda buluştuğumuz Zeybekle partisinin seçim projelerini konuştuk. İşporta hikayesi de oradan çıktı. Malum seçimlerde oyunu artırmak isteyen her parti lideri yoksullara yeni yeni yardım paketleri açıklıyor. Seçimlerde partisini eski günlerine döndürmeyi hedefleyen Zeybek'in de seçmeni kalbinden vuracak bir dizi önerisi var. Bunlar arasında, geniş kitleleri yakından ilgilendiren en çarpıcı seçim vaadi ise doğal olarak yoksullarla ilgili. Zeybek yoksullara dağıtılan yiyecek paketleri, kömür ve buzdolabı gibi ayni yardımlara karşı. Onun çantasında her bir yoksula yıllık bin lira nakit yardım var. Zeybek iktidara gelirse 12 milyon yoksulun her birine bin lira verecek ve toplam 12 milyar liralık bütçeyi toplumun en yoksul kesimine aktarmış olacak. Nakdi yardım fert başına yapılacağı için kalabalık yoksul aileler daha fazla yardım alma şansına kavuşacak. Zeybek, yardım parasının yoksula nasıl aktarılacağının sistemini de kurmuş. Paralar 6'şar aylık dönemler itibariyle Ziraat Bankasına aktarılacak. Ellerinde manyetik yoksul kartı olan vatandaş banka şubelerinden ya da ATM'lerden parasını çekecek. İsteyen 6 aylık yardımın tamamını, isteyen bir kısmını, tamamen yoksula kalmış. "Peki ya aynı gün çektiği paranın hepsini yer bitirirse ne olacak, yine devletin kapısını çalmayacak mı" diye soruyorum. Zeybek diyor ki: "ister aynı gün yesin içsin, eğlenceye harcayıp parasını bitirsin, ister ihtiyaçlarına harcasın, isterse gitsin işportacılık yapsın, işini kurup büyütsün. Hiç karışmayacağız!" Zeybek, ekonomi konusunda Özal'dan çok etkilendiğini açıkça söylerken, hayranlığını sık sık vurguluyor. Yoksula bin lirayı abartılı bulmuş olanlara bir not daha aktarmakta yarar var. Zeybek'in kurmayları, yardımlar ve asgari ücret konusunda daha büyük rakamlan ortaya atmak istemişler ancak Zeybek, "Kaynağı olmayan vaatlerde bulunmam" diyerek bu önerileri geri çevirmiş.