Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, son iki günde Ankara-Bitlis ve Siirt’te, 8 kişinin hayatını kaybettiği 40 kişinin yaralandığı terör saldırılarıyla ilgili olarak bir açıklama yaptı: ( 21.09.2011 )
“Bu bir meydan okumaktır. Bunun gereği yapılmalıdır.”
“Savcıları, terör örgütünü destekleyen yazarlar ve siyasi parti hakkında harekete geçmeye çağırıyorum”
“PKK’yı öven, eski Marksist, şimdi Liberal bir takım yazarlara müsamaha, teröre destektir. Terörün yan kuruluşu olduğu apaçık belli olan siyasi partiye gösterilen müsamaha teröre destektir. Onun için devlet yasalar içerisinde kalarak terör örgütünün üzerine çökmeli, terör örgütünü her alanda bitirmelidir.”
(DP Basın Merkezi – 21 Eylül 2011) Genel Başkan Namık Kemal Zeybek, son iki günde Ankara-Bitlis ve Siirt’te, 8 kişinin öldüğü 40 kişinin yaralandığı terör saldırılarıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Bu bir meydan okumaktır. Bunun gereği yapılmalıdır” dedi. Zeybek, savcıları, terör örgütünü destekleyen yazarlar ve siyasi parti hakkında harekete geçmeye de çağırdı.
Namık Kemal Zeybek, açıklamasında şu görüşlere yer verdi:
“Bu bir meydan okumaktır. Bunun gereği yapılmalıdır. Savcıları, terör örgütünü destekleyen yazarlar ve siyasi parti hakkında harekete geçmeye çağırıyorum. Terör örgütü resmen şımartılmıştır. Biz terör örgütünün, ‘resmi’ dedikleri, terör üniformaları içinde ve zaferi işaretleri ile Habur’dan geçtiklerini, mahkemelerin ayaklarına gidip beraatlarını verdiklerini gördük.
Bu görünendi. Ama işin görünmeyeni ortaya çıktı. Görünmeyen bundan çok daha tehlikeliymiş. Yani psikolojik üstünlüğü kaybetmeyi çok önemli buluyorum. Artık şehitlerimizin sayısını bile ay, ay takip edemez hale geldik.
“Terörün psikolojik üstünlüğünün
kesilmesi lazım”
Terörü önlemenin birçok yöntemi vardır. Çözüme giden yollardan biri de kara harekatıdır. Terörün psikolojik üstünlüğünü kesmeniz lazım. Biz Demokrat bir partiyiz, ben demokrat bir insanım, düşünce, vicdan ve inanç özgürlüğüne sonuna kadar inanıyorum. Bunun mücadelesini de yaptım. 141, 142 ve 163’üncü maddelerin ceza kanunundan kaldırılması benim Kültür Bakanlığı’nda yaptığım mücadele sonucu gerçekleşmiştir.
Çünkü düşüncelerin açıklanmasının suç olmasını insan onuruyla bağdaştıramıyorum. Terörü desteklemek, teröre cesaret verici konuşmalar yapmak hiçbir şekilde düşünce özgürlüğü değildir. O terör birikiminin unsurlarından birisidir.
Dolayısıyla PKK’yı öven, eski Marksist, şimdi Liberal bir takım yazarlara müsamaha, teröre destektir. Terörün yan kuruluşu olduğu apaçık belli olan siyasi partiye gösterilen müsamaha teröre destektir. Onun için devlet yasalar içerisinde kalarak terör örgütünün üzerine çökmeli, terör örgütünü her alanda bitirmelidir.
“Bu ülkede PKK severler var.”
Böyle bir şey olur mu? Senin ülkenin evladı kandırılıyor, senin karşına dikiliyor, onu öldürüyorsun ve övünüyorsun. Onu öldüreceksin tabii ama bununla övünmeyeceksin.
Bir taraftan da bir takım tuzu kuru adamlar, gazetelerin televizyonların köşesine kurulmuşlar, patronlarından büyük paralar alarak terör örgütünün propagandasını yapıyorlar. Bunlara gösterilen müsamaha devam ettiği müddetçe terör örgütü üstünlüğü koruyacaktır.
Dolayısıyla, terör örgütü yandaşlarına, meddahlarına, PKK perestlere çok yönlü bir hareket yapılmalıdır. Bu ülkede PKK severler var. Bir takım yazarlar çıkıyor, PKK’yı seviyor. Böyle bir şey olur mu? Terörü övmek fikir özgürlüğü değildir. O teröristin başka bir çeşididir. Teröristi övdüğün zaman, terörist örgüte eleman sağlama imkânı sağlıyorsun. Meselenin üzerine çok yönlü gitmek lazım.
Başkalarından izin almak zorunda olan iktidarlar, ne yazık ki, başkaları ne kadar izin veriyorsa o kadar yapabiliyorlar.”