Atatürk Spor Salonu'nda yapılan DP 6.
Olağanüstü Büyük Kongresinde konuşan Cindoruk, Anavatan Partisi Genel Başkanı
Salih Uzun ile iftihar ettiğini belirterek, yeni bir siyaset adamı ortaya
çıktığını ifade etti. Eski Başbakanlardan Mesut Yılmaz'a da teşekkür eden
Cindoruk, ''Olmaz diyorlardı. Oldu İşte. Partiler anlaşmaz diyorlardı, işte DP''
diye konuştu.
Türkiye'nin yeni bir seçeneğe ihtiyacı
olduğunu dile getiren Cindoruk, iktidar olunca ilk olarak 20 bin kişilik bir
kapalı spor salonu yapacaklarını söyledi.
ANAVATAN'ın kapatılmadığını, demokrasi
kervanına katıldığını anlatan Cindoruk, Hükümetin'in ''açılım çalışmalarını''
eleştirdi. Cindoruk, şöyle konuştu:
''Bu açılımla uğraşmasınlar. Açılım
dediler, dağdan gelen bir gerilla müfrezesine yenik düştüler. Şehit anaların,
babaların, gazilerin acıları üstüne acı koydular. Ama bütün meseleleri kapsayan,
demokratik hakları olgunlaştıran devletin hakkını üstün tutan hukukun devletini
kursaydık bu açılıma gerek yoktu.''
Hükümetin ''Komşularımız ile sıfır
ihtilaf'' politikasına işaret eden Cindoruk, ''Vatandaş arasındaki ihtilafın
ayyuka çıktığını'' söyledi. Siyasi hukukun gereği olan bütün meselelerin
çözülebileceğini vurgulayan Cindoruk, devamla şöyle konuştu:
''İş ki niyet olsun, art niyet olmasın.
İş ki devleti yönetenler, verecekleri kararlarda önceliği kendi yararları kendi
seçim çıkarları için kullanmasın. Bu partinin dikkat etmesi gerekiyor. Bugün bu
ülkeyi kim idare ediyor. Bugün ülkeyi bir Başbakan idare ediyor. Türkiye'de
başbakanlık rejimi var. Gün geliyor, 130 milletvekilini aday göstermeyip kapının
önüne koyuyor, bakanları kapının önüne koyuyor. Ve ne derse o oluyor. Bu ,
açıkça söylüyorum, bir derebeylik idaresidir, monarşidir, krallıktır. Bu
partinin görevi başbakanlık sistemine son vermektir. Dünyada başbakanlık sistemi
yok ama bizim ülkemizde, bu Başbakan kendi kendine başbakanlık sistemi ortaya
koydu. Tam demokrat olacağız. Ne çeyrek demokrat, ne yarım demokrat; tam
demokrat olacağız.''
-''DEVLETİN VERGİ
DAİRELERİNE BASKI KURDUĞU BİR DÖNEM''
ANAVATAN ve DP arasındaki birleşmeyi
tarihin yazacağını belirten Cindoruk, ''Yazarken de diyecek ki, Türkiye'nin
birleşmesi, buluşması, barışması için iki parti bir araya geldiler ve her türlü
duyguları bir kenara bırakarak devlet millet için bu büyük işbirliğini
kurdular.'' dedi.
''Bizim cumhuriyetimiz gelişmeci bir
cumhuriyet olmalıdır'' diyen Cindoruk, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Yargıyla kavga, yargıdan sonra askerle
kavga, askerden sonra öğretim üyeleriyle, basınla kavga... Böyle bir sıkıntılı
dönemde Türkiye, elbette iç boşluğunu aşmak zorundadır. Devletin vergi
dairelerine baskı kurduğu bir dönemi siyasi hayatımda görmedim. En azından mali,
iktisadi tedbirlerle devlet haksız rekabeti önleyici tedbir almalıydı. Devlet,
ağırlığını, baskısını vergi dairesine, ticari alana taşırsa, kayıt dışına kayan
bir büyük ticari alanla karşılaşırsınız. Bunların hepsinin faili bellidir. Bütün
sıkıntıların kaynağında fail Başbakandır. Başbakan, kendi partisini, basını,
muhalefetini hiçe sayarak Türkiye Cumhuriyetini hatalı bir şekilde, kişisel bir
şekilde idare ediyor. Bir kral, bir monark gelecekse cumhuriyete, demokrasiye ne
ihtiyaç var. Başbakan, Pakistan ziyaretinde bir özlemini diye getirdi. Pakistan
parlamentosu yasaları ittifakla çıkarıyormuş. Bir demokrasinin karşıtı
ittifaktır. Siz ittifak özentisi içindeyseniz, demokratik değilsiniz. Eğer
Pakistan'a özeniyorsanız, gidin Pakistan;da başbakanlık yapın.''
-ERGENEKON DAVASI-
''Hükümetin insan haklarına saygısız
olduğunu'' da vurgulayan Cindoruk, şunları kaydetti:
''Bugün Başbakan Silivri'de savcı, vergi
hukukunda yargıç haline gelmiştir. Var mı böyle bir şey? Bu Türkiye'ye yakışıyor
mu? Silivri kampında tutuklu bulanan sanıklar için üzülüyorum. Bir avukat olarak
üzülüyorum. Onlara yapılan haksızlık, devletimizin ayıbıdır. O kampın çabucak
boşaltılmasını diliyor ve bekliyorum. Mehmet Haberal'dan terörist yaratanlar, o
gerilla müfrezesini karşıladıkları zaman ızdırap duymadılar mı? Mehmet
Haberal'dan terörist olur mu? Mustafa Özbek'ten terörist olur mu? Onlar bu
vatanın şanı şerefi. Onlar daima demokrasi için çaba sarfetmişlerdir. Mustafa
Balbay'dan, Tuncay Özkan'dan terörist olur mu? Olursa bir hukukçu, parti
başkanı olarak bunların delillerini istiyorum. Bu kampın en önemli sıkıntısı şu:
Beşiktaş'taki bir ağır ceza mahkemesi ikiye bölünüyor. Bir bölümü otomobiline
biniyor, Silivri'ye gidiyor. Mahkeme binadan ayrılmaz. Mahkeme binası
mahkemelerin kabesidir, onu bölemezsiniz. Eğer onu yaparsanız, işte
Diyarbakır'daki hakimi gerillanın ayağına götürürsünüz.''
DP Genel Başkanı Cindoruk, geçmişte
yarış içinde olan iki partiyi birleştirdiklerini kaydederek, ''Ey Türk
vatandaşları, ey sevgili cumhuriyet çocukları! Gelin, laik demokrat Türkiye için
barışan Türkiye ortaya koyun. Bu büyük bir hadisedir. Bu coşkulu kongremizle,
ruhumuzla, aklımızla duygularımızı bir yana bırakarak her türlü uzlaşmayı
sağlayan tavrımızla, demokrasi için birlik olalım. Onun altına 'ıslak imzamızı'
atıyoruz. Ve o imzanın üzerine de kıratın mührünü basıyoruz. Gelin merkezde
buluşalım. Bu merkez, şehir merkezi gibidir. Solculara da sağcılara da açıktır.
Bulvarlar, caddeler... Hepsi şehir merkezine çıkar.'' İfadesiyle konuşmasını
tamamladı.
-NOTLAR-
ANAVATAN 10. Olağan Büyük Kongresi'nin
başlamasının ardından gösterilen belgeselde, Adnan Menderes, Süleyman Demirel,
Mesut Yılmaz, Tansu Çiller, Hüsamettin Cindoruk ve Salih Uzun'un görüntülerine
yer verildi.
İki partinin bütünleşme kongresine, eski
Başbakanlardan Mesut Yılmaz, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Abdülkadir Aksu,
Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, bağımsız milletvekili
Tayfun İçli, eski Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Celal Doğan, DSP Genel
Başkan Yardımcısı Hasan Erçelebi, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcıları Ertan
Yülek ve Şeref Malkoç da katıldı.
DP 6. Olaganüstü Büyük Kongresinde,
ANAVATAN ile birleşme çalışmaları nedeniyle parti tüzüğünde yapılacak
değişiklikler için Tüzük Komisyonu oluşturuldu. Kongrede ayrıca, yeni oluşumun
parti programı da Program Komisyonu tarafından ele alındı. Tüzük Komisyonun
çalışmasını tamamlamasının ardından değişiklikler delegelerin oy birliğiyle
kabul edildi.
Bu arada, konuşmaların yapıldığı
platforma KKTC ve Azerbaycan bayrakları asıldı.